(6762 S. K. m. 43, 51, 54)
Taraflar arasındaki "haksız rekabetin önlenmesi maddi ve manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26/01/1998 gün ve 1996/883, 1998/13 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25/01/1999 gün ve 1998/8313, 1999/7 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, müvekkili şirketin turizm alanında faaliyet gösterip haklı bir. şöhrete ulaştığını, davalı şirketin müvekkili şirketle hemen hemen aynı, ticaret unvanını ve logosunu kullanmak suretiyle tanıtma kartları bastırarak dağıttığını bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek haksız rekabetin menine, davalı şirket ticaret unvanının yasaya uygun biçimde düzeltilmesini ve maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Davalılar vekili davaya cevabında, davalılardan Hasan'ın sadece müvekkili davalı şirket müdürü olduğunu bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacı şirketten daha önce ticaret siciline tescil ve ilan edildiğini, bu nedenle açılan davanın haksız olup, reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacı şirket ortaklarından Cüneyt Mengünün 1985 tarihinde işletme belgesi alan Mercan (Turizm Seyahat acentesinin sahibi olduğu,bu şahsın sonradan davacı şirket kurucusu olduğu, ancak kendi işletmesini de bu şirkete devrettiğine dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, ticaret unvanının ise işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemeyeceği, bu durumda davalının "Mercan" kelimesini ticaret unvanına davacı şirketten daha önce almış olmakla davacı şirketin dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava TTK.nun 54. maddesi uyarınca, davacı ticaret unvanına vaki tecavüzün men'i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkemece, davalı şirketin ticaret siciline davacı şirketten daha önceki bir tarihte tescil edildiği ve esasen "Mercan Turizm Seyahat" ticari işletmesinin davacı şirketçe devralındığına dair dosyaya delil ibraz olunamadığı ve TTK.nun 51/2. maddesi uyarınca unvanın işletmeden ayrı olarak başkasına devredilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, dava dışı "Mercan Turizm Seyahat Acentası-Cüneyt Mengü" ticari işletmesinin 1446 sayılı seyahat acentası işletme belgesiyle 30/12/1985 tarihinden itibaren (A) grubu acenta olarak faaliyet gösterdiği 24/10/1997 günlü TÜRSAB. Yazısıyla anlaşılmaktadır. Anılan işletmenin davacı şirketin kurucusu ve büyük ortağı Cüneyt Mengü'ye ait olduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı gibi, mahkeme gerekçesinde dahi bu olgu işlenmiştir. Bu durumda hakiki şahıs tacir olarak "Mercan" kelimesini TTK.nun 43. maddesi uyarınca ticaret unvanında kullanan Cüneyt Mengü'nün aynı kelimeyi davacı şirketin ticaret unvanında kullanmasına muvafakat ettiğinin ve davacının bu nedenle, ortağının önceki kullanımının kendisine tanıdığı haklardan yararlanacağının kabulü ile taraf delillerinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 31/05/2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy