(2004 S. K. m. 169)
Dava: Taraflar arasındaki "borca itiraz" davasından, dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İcra Tetkik Mercii Hakimliğince davanın reddine dair verilen 12/11/1999 gün ve 712 E- 724 K. sayılı kararın incelenmesi davacı borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 21/01/2000 gün ve 1999/17250-2000/535 sayılı ilamı ile; ( ...Alacaklı çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapmış ve borçluya örnek 163 ödeme emri tebliğ edilmiştir. Borçlunun süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile çekle bir ilgisinin bulunmadığını ve böyle bir çek nedeniyle borçlu olmadığını bildirerek 19/10/1999 tarihinde takibe karşı çıktığı görülmüştür. Bu itirazdan 1 gün sonra alacaklı vekilinin icra dosyasına gelerek "yanlış borçlu göstererek yapılan takipten vazgeçiyoruz" sözcüklerini kullanıp takipten feragat ettiği tespit edilmiştir. Bu durum karşısında borçlunun borca itirazında haklı olduğu anlaşıldığından İİK.nun 169/a-6. maddesi hükmüne göre lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 20/09/2000 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy