(2886 S. K. m. 75) (6570 S. K. m. 1) (818 S. K. m. 1) (YHGK. 28.02.2001 T. 2001/13-154 E. 2001/209 K.)
Dava: Taraflar arasındaki "kiracılığın tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 12.2.1999 gün ve 1997/305 E.- 1999/29 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 18.10.1999 gün ve 1999/6570 E.-1999/7186 K. sayılı ilamı ile; ... Davacı, sörf istasyonunu davalı Alaçatı Belediyesinden kiraladığını, davalı belediyenin sözleşme hükümlerine aykırı olarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, davalı kaymakamlığın da bu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, kendisini bu yerden tahliye ettiğini öne sürerek, kira sözleşmesinin geçerliliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı Alaçatı Belediyesi arasında 8.7.1994 başlangıç ve 31.12.1995 bitiş tarihli kira sözleşmesi yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi, hazineye ait yerlerle ilgili olup, belediyeler bu maddenin kapsamı dışındadır. Kiralanan yer sörf istasyonu ve çevresindeki duş kabini, tuvalet kabini, otopark ile sörf rampasıdır. Kiralanan yer musakkaf ise 6570 sayılı Yasanın, musakkaf değil ise BK Hükümlerinin, olaya uygulanması gerekir. Davalı tarafın savunmasında, davacının sözleşmeye aykırı şekilde kiralananı başkasına kiraladığı hususu da vardır. Mahkemece iddia ve savunma üzerinde durularak, feshin haklı olup olmadığı incelenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bunlar gözetilmeksizin, 2886 sayılı Yasanın 75. maddesi gereğince akdin sonunda kiracılığın sona ereceğinin kabul edilmesi, usule ve yasaya aykırıdır ... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.10.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy