(818 S. K. m. 249)
Dava: Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 28.12.1998 gün ve 1998/37-571 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 23.12.1999 gün ve 1999/8691-10073 sayılı ilamı ile; (...Davacı 1.11.1997 başlangıç tarihli sözleşme ile, İkbal Plaza isimli iş merkezindeki davalıya ait 12, 13, 14, 15 nolu ofisleri 1 yıl süre ile kiralayıp, ilk 6 aylık kira bedeli 72.000 doları davalıya ödediğini, ancak davalının mecuru kullanmaya elverişli olarak, sözleşmenin özel şartlarının 2. maddesine uygun şekilde teslim etmediğini, bu nedenle kira sözleşmesini feshettiğini bildirip ödediği 72.000 doların davalıdan faiziyle tahsiline, birleşen dava ile de kira sözleşmesinin fesh edildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz edilmiş, hüküm dairemizce onanmış, bu kerre davacı karar düzeltme istemiştir. Taraflar arasında yapılan 1.11.1997 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalının kendisine ait 4 adet büroyu davacıya kiralayıp, 6 aylık kira bedeli 72.000 doları aldığı ihtilafsızdır. Davacı kiralanan büroların kira sözleşmesinden beklenen gayeye uygun kullanılmaya elverişli olarak, kira sözleşmesinin özel şartlarının 2. maddesinde belirtilen şekilde teslim edilmediğinden kira sözleşmesinin feshiyle ödediği 72.000 doların tahsilini istemiştir. Davalı büroların tam ve kullanılmaya elverişli olduğunu ancak davacının teslim almadığından davanın reddine savunmuştur.
Kira sözeşmesinin özel şartlarının 2. maddesinde, "Kiralanan yer kiracıya teslime dair tutulacak tutanak mukabilinde teslim edilecektir. Kiralanan yer belirtilen tarihte teslim edilmemesi halinde, kiracı iş bu kira sözleşmesini ihbarsız, tazminatsız tek yanlı olarak derhal feshedebilecektir.
Böyle bir halin varlığında şayet ödenmişse kira bedeli aynen dolar olarak kiracıya derhal iade edilecektir" hükmü öngörülmüştür. Davalı kiralayan mecuru kira sözleşmesinden beklenilen gayeye uygun, tam ve noksansız kullanılmaya elverişli olarak davacı kiracıya teslim edildiğini yazılı belge ile ispat etmek zorundadır. Davacı kiracının, kiralanan bürolarda noter vasıtası ile yaptırdığı tespitte belirtilen noksanların giderilmesi için davalıya gönderdiği 28.11.1997 tarihli ihtarla 7 gün içinde noksanlıkların giderilmesi, aksi takdirde kira sözleşmesini feshedeceğini bildirdiği ve bu ihtarın 2.12.1997 tarihinde davalıya tebliğine rağmen, gene davacı tarafından Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1997/283 D. İş sayılı dosyası ile 12.12.1997 tarihinde yapılan keşif sonunda verilen 19.12.1997 tarihli bilirkişi raporunda, Büroların noksanlıklarının giderilmediği ve büroların kullanılmaya elverişli olmadığı belirtilmiştir. Hatta mahkemece 13.11.1998 tarihinde yapılan keşif sonunda verilen bilirkişi raporunda dahi, büroların elektrik düğmelerinin noksan olduğu belirtilmektedir. Bu durumda davacını büroları teslim almamakta ve 29.12.1997 tarihli ihtarla kira sözleşmesini fesihte ve ödediğini geri istemekte haklıdır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Davanın konusu kira sözleşmesinin feshi nedeniyle, peşin ödenmiş olan ilk 6 aylık kiranın istirdadına ilişkindir. Mahkemece dava konusu olmadığı halde, ikinci 6 aylık kiranın da davacı kiracı tarafından ödenmesi gerektiğinin kararda belirtilmesi, kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Mahkeme kararının zuhulen onandığı bu kerre yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacının karar düzeltme talebi kabul edilmeli, dairemizin onama kararı kaldırılmalı ve mahkeme kararı bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 14.6.2000 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davanın seyri sırasında mütalaası alınan bilirkişiler mecurda "Havalandırma ve ısıtma sisteminin çalışmadığını" açıklamıştır. Öteki eksiklikler kolayca giderilebilecek nitelikte olduğundan BK. 249. maddesi uyarınca kiracıya fesih hakkı vermez. Ancak yukarıda açıklanan ısıtma ve havalandırma sistemindeki eksiklik fesih hakkı verebilir. HUMK 283/2. maddesi uyarınca tüm bilirkişiler çağırılıp, kendi tespit tarihleri itibarıyla bu sistemlerin, inşaasındaki eksiklik sebebi ile mi çalışmadığının, yoksa bina boş olduğu için mi çalıştırılmadığının açıklığa kavuşturulması, bu sistemlerde bir inşaat eksiği varsa bunların neler olduğunu ve amaca uygun kullanmayı engelleyecek nitelikte olup olmadığının araştırılması gerekir.
Yüksek kurulunun bozma gerekçesine bu sebeple katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy