(743 S. K. m. 931) (YHGK. 14.02.2001 T. 2001/14-158 E. 2001/117 K.)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 22.12.2000 gün ve 1999/599-2000/982 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 20.4.2000 gün ve 2000/2290-2671 sayılı ilamı ile; (...Davacıların murisi K., Hazine adına kayıtlı taşınmazın 262 metrekare kesimini gecekondu yaparak işgal etmiş, sonradan bu taşınmazın 85 metrekarelik bölümünü F. adlı şahsa devretmiş, halen 177 metrekare yer için imar affı başvurusunda bulunduğundan Hazine tarafından tapu tahsis belgesi ile kendisine 177 metrekare yer verilmiştir.
Islah-İmar uygulaması ile bu yerler 4 ve 5 no'lu imar parselleri olarak ikiye ayrılmış; 5 no'lu parsel 103 metrekare miktarla K.'ya verilmiş, F.'nin kullanımındaki 4 no'lu parsel ise 159 metrekare miktarla Karşıyaka Belediyesi adına tescil edilmiştir. Ancak K.'ya tahsis edilenden daha az yer verildiğinden K. ile F. birlikte belediyeye başvurarak K.'nın kullanımındaki 4 no'lu parselden bir miktar yerin iptali ile 5 no'lu parsele ilavesini istemişler, belediyece talep kabul edilerek değişiklik beyannamesi düzenlenmiş, kadastro elemanlarınca da tasdik edildikten sonra nizalı 35 metrekare yerin 12.6.1990 tarihli 1399 sayılı Belediye Encümen Kararı ile 4 no'lu parselden ifrazı ile 5 no'lu parsele ilave edilmesine karar verilmiştir. İfraz ve tavhit işlemleri tamamlandığı halde tapuya tescili gerçekleştirilmemiş, belediye kendi Encümen kararını uygulamayarak 4 no'lu parseli önceki 159 metrekare miktarı ile F.'ye satarak tapudan devretmiştir.
4 no'lu parselin malikleri İzmir 2. İdare Mahkemesi'nde dava açarak imar planının iptali suretiyle nizalı yerin kendisine verilmesini istemiş; belediye bu dava da yanlışlığın düzeltilmesi için gerekli işlemlerin yapıldığı yönünde beyanda bulunduğundan mahkemece talep reddedilmiştir.
F. bu arada 4 no'lu parseli N.'ye, N.'de, davalı M.'ye tapudan devretmiş, davacı K. mirasçıları son malik M.'ye dava ederek iptal ve tescil istemişlerdir. Kazım mirasçıları İzmir 4. İdare Mahkemesi'nde açtıkları dava sonucunda; 4 no'lu parselin F.'ye satışına dair işlemi iptal ettirmiş, buna ilişkin karar Danıştay'ca onanarak kesinleşmiştir. Artık 4 no'lu parselin tapusunun dayanağı kalmamıştır. Davalı, Medeni Kanunun 931. maddesine dayanarak 4 no'lu parseli tapudan iyi niyetle satın aldığını savunarak davanın reddini istemiş ise de dava konusu taşınmazın tap kaydının dayanağı idari işlemin iptal edilmiş olması nedeniyle artık davalının iyi niyet iddiası dinlenemeyeceğinden, davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacılar vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu B.Çiğli köyü 41456 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, 159 m2 yüzölçümü ile Karşıyaka Belediye Başkanlığı adına tescil edildikten sonra, dava dışı F. isimli şahsa ve bu şahıs tarafından da davalının bayii N.'ye satıldığı daha sonra da N.'nin satışı ile de davalıya tapuda intikalinin yapıldığı tedavüllü tapu kayıtları içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yine Belediye Başkanlığınca F.'ye yapılan satışa ilişkin idari işlem davacının İdare Mahkemesi'ne açtığı dava soncu iptal edilmiş. Danıştay'ca onanarak kesinleştiği açıktır. İlkin belirtelim ki, tapuya güven esası ilkesi ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, tapunun dayanağı ve idari işlem iptal edilmiş olsa dahi davalı şartları oluştuğunda MK 931. maddesinden yararlanabilir. Anılan yasada maddenin de anlamını bulan yasal karine def'i olmayıp itirazdır. O nedenle yargılamanın her aşamasında hakim tarafından doğrudan gözetilip incelenebilir.
Mahkemece bu doğrultuda bir inceleme yapılmamıştır. Hal böyle olunca davalının MK 931. maddesince iktisabınıngeçerli olup olmadığı yönünden taraflar delil ve karşı delilleri toplanmalı, somut olayın özelliği de nazara alındığında dava konusu taşınmazın yargıda ihtilaflı olup olmadığını davalının iktisap zamanında bilip bilmediği böylece iyi niyetli olup olmadığı tüm deliller tahlil ve münakaza edilerek değerlendirilmeli hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 22.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy