(2981 S. K. m. 1, 9, 10 )
Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Elmadağ Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25/05/1999 gün ve 1998/141- 1999/221 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22/11/1999 gün ve 1999/6059-7951 sayılı ilamı ile; (...Davacı, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde gecekondusu olduğunu, imar affından yararlanmak için başvurduğunu, taşınmazın bedelini de ödediğini, kendisine bu yerin tahsis edildiğini ancak taşınmaz Belediye adına kayıtlı olmadığından tapu tahsis belgesi alamadığını belirterek, imar ıslah çalışmaları sonucu, Hazine adına oluşan tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı Hazine vekili temyize getirmiştir. Dava, kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz tescil harici yerlerden iken davacı bu yer üzerinde gecekondu yapmış 12/11/1986 tarihinde de imar affından yararlanmak için 2981 sayılı yasa uyarınca Belediye ye başvurmuş, kullandığı yer için değerlendirme ve tespit formu düzenlenmiş, yerin bedeli de ödenmiştir. Ancak Belediye tarafından taşınmazın davacıya tahsis edildiğine dair herhangi bir karar verilmediği gibi, tapu tahsis belgesi de verilmemiştir. Daha sonra yapılan imar uygulaması sonucu, taşınmaz önce Hazine adına tescil ettirilmiş ve aynı gün imar uygulaması ile Hazineye verilmiştir. Her ne kadar Hazine adına tescil edilen bu taşınmaz üzerinde davacının gecekondusu var ise de, bu yerde İmar Yasası uyarınca hak sahibi olmasını sağlayacak şekilde verilmiş bir tahsis kararı yada tahsis belgesi olmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı Hazine
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11/10/2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy