(818 S. K. m. 162, 355)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yalova Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 17.12.1997 gün ve 1995/4 E-1997/1314 K.sayılı kararın incelenmesi davalı Cevat vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 7.7.1998 gün ve 1998/4415-5634 sayılı ilamı ile; (...Davacı vekili, 3.1.1995 günlü dilekçesi ile 9.4.1991 tarihli inşaat sözleşmesine göre inşaa edilmekte bulunan 2 sayılı parsel üzerindeki 3 nolu dairesiy davalı müteahhitlerden 8.12.1993 tarihli noter satış vaadi sözleşmesi ile bedelini peşin ödeyip satın ve teslim aldığını, arsa sahibi ile aralarında çıkan ihtilaf nedeniyle inşaatın durmasına rağmen teslim aldığı daireyi kendi imkanları ile bitirip bir yıldır ve halen malik sıfatı ile oturduğunu beyanla tapu iptali ve tescil istemiştir.
Davalı müteahhitler 29.3.1995 tarihli dilekçelerinde davayı kabul ettiklerini arsa sahibinn kusuru nedeniyle inşaatın %90 seviseyinde durduğunu beyan etmişlerdir.
Davalı arsa sahibi vekili, inşaatın %65 seviyesinde müteahhitler tarafından yarım bırakılarak terk edildiği, 1994/303 sayılı 29.8.1994 tarihli tespit raporu ile sabit olduğunu, davacının 9.4.1991 tarihli inşaat sözleşmesinin 4.sayfasında belirtilen satış şartları yetkisini dikkate almadığından iyiniyetli sayılamayacağı, inşaat sözleşmesine göre müteahhitlere düşen son 3 dairenin satış yetkisi bulunmadığı halde müteahhitlere ait sadece 2 dairenin elinde bulunduğunu, inşaatın yarım bırakılmış olması nedeniyle 3.10.1994 tarihinde müteahhitlere inşaat sözleşmesinin fesih ihtarı çektiğini, davacıya da 28.11.1994 tarihli işgal ihtarı çektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava tarihi itibariyle müteahhitlerin inşaatı %65 seviyesinde terk ettikleri, davalı arsa sahibinin masraf yaparak daireyi bitirdiği, dava tarihine göre nizalı dairedeki 175 milyon TL. noksan bedelin davalı arsa sahibine ödenmesi suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı arsa sahibi temyiz etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde keşif raporları ve mahkeme kararında da kabul edildiği üzere davacıya nizalı daireyi satan müteahhitlerin %65 oranında binanın inşaatını bırakarak 9.4.1991 tarihli inşaat sözleşmesinden doğan edimini yerine getirmeden terk etmeleri nedeniyle arsa sahibine karşı kendilerine düşen dairelerin devrini isteyecek şahsi hak kazanamadıklarından yüklenicinin halefi olan davacının; Borçlar Kanunun 162.maddesi gereğince temlik aldığı geçerli bir şahsi hak bulunmadığından davacının yüklenicilerin halefi sıfatıyla nizalı dairenin mülkiyetinin kendisine nakli konusunda açtığı davanın reddine karar vermek gerekirken, kabulüne dair hüküm usul ve kanuna aykırı görüldüğünden bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı Cevat Karankı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 7.7.1998 gün ve 1998/4415-5634 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle inşaatın bir bölümünün arsa sahibi davalı tarafından tamamlanmasının davacıya temlik yönünden bir hak sağlamıyacağına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Cevat Karankı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 1.3.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy