(1086 S. K. m. 440, 442/a)
Taraflar arasındaki "miktar düzeltilmesinin iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 7.10.1999 gün ve E.1998/1782, K.1999/1244 sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 24.1.2000 gün ve E.1999/9106, K.2000/73 sayılı ilamı ile; (...Dava, 3402 sayılı yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Anılan maddeye göre, "kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re'sen düzeltilir..." Bu tür davalarında lehine düzeltme yapılan taşınmaz maliklerine karşı yönetilmesi gerekir.
1-Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan davanın, husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, esastan ret kararı verilmesi sonucu itibariyle doğru görülmüştür.
2-Diğer davalılar aleyhine açılan davaya gelince;
Somut olayda, dava konusu taşınmazlarda tersimat hatası yapıldığı gerekçesiyle, Kadastro Müdürlüğünce düzeltme yapılmıştır. Ancak, yapılan işlem ile taşınmazın geometrik durumları değiştirilmiştir. Bu değişiklik taraflar arasında davalılar yararına mülkiyet nakline neden olmuştur. Yukarıda da açıklandığı gibi mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü tersimat ve hesaplamalardan kaynaklanan fenni hatalar 41. madde uyarınca düzeltilebilir. Davacının iptalini istediği işlem ile geometrik durum değiştirilerek mülkiyet nakli sağlandığına göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle ret kararı verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN :Davacı Hazine
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar düzeltme yolu açık olan işlerde; Yargıtay'ca karar bozulmuş ise, bozma ilamının taraflara tebliği ve karar düzeltme süresinin beklenmesi gerekir. Bu usuli işlemler tamamlanmadıkça yeniden duruşma açılması ve karar verilmesi mümkün değildir. (HUMK.nun 440/1 ve 442/A).
Temyize konu davada ise, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda gerekli işlemler tamamlanmadan ve Özel Daire bozma ilamı ölü davalı Ali Kemal Dombaycı mirasçıları Hüseyin ve Zülfiye Dombaycı'ya tebliğ edilip, karar düzeltme imkanı verilmeden duruşma açılıp, yargılamaya devam edilerek önceki kararda direnilmiştir. O nedenle Özel Dairenin 24.1.2000 gün, 1999/9106 E, 2000/73 K.sayılı bozma ilamı adı geçen davalı mirasçılarına tebliğ edilmeli; yasal süresi içinde karar düzeltme yoluna gidilmediği veya gidilip de red olunduğu takdirde, yeniden tayin olunacak oturumda bozma ilamına uyulup uyulmaması hususunda bir karar verilmelidir.
Bu durumda usul hükümlerine uyulmadan verilen direnme kararı az yukarıda açıklanan yönler yerine getirilmek üzere bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 6.12.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy