(743 S.K. m. 709)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu şerhin kaldırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kartal Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 9.3.1999 gün ve 1997/695-1999/112 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 21.6.1999 gün ve 1999/3742-4602 sayılı ilamı ile (... Davacı, kendisine ve davalıya ait taşınmazların 1143 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1951 yılında yapılan ifrazı sonucu oluştuğunu, o tarihteki malikin ifrazın yapılması sırasında ouşan parsellerin tümü üzerine bir parsel lehine diğer bir parsel aleyhine "1 kattan fazla 4.50 metreden yukarı bina inşa etmemek" mükellefiyetini yükleyen şerh koydurduğunu, değişen çevre koşulları ve planlara göre bur şerhin hiçbir geçerliliğinin kalmadığını ve kaldırılmasını istemiştir.
Taraflara ait taşınmazlar ifrazen ouşmuştur. İfraz sırasında malik tarafından bir parsel lehine diğer parsel aleyhine "1 kattan fazla 4.50 metreden yukarı bina inşa etmemek" hususunda şerh konulmuştur. Aynı şerh davalı parselinde de vardır ve davalı bu şerhten yararlanmaktadır. Sonradan ilk malik bu parselleri satmıştır. Taraflar bu yerleri üzerindeki şerhi görerek almışlardır. Şimdi ise el değiştiren müfrez parsellerden aleyhine şerh bulunan nizalı 5 parsel sayılı taşınmaz maliki 1951 tarihinde konulan bu şerhin kaldırılmasını istemektedir. Tapu kaydındaki şerh akdi konulduğuna ve M.K.'nun 709. maddesindeki şartlarda davacı lehine oluşmadığına göre davanın reddine karar vermek gerekirken kabul kararı verilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalılar vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen özel daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmuludur.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 5.4.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy