(2942 S. K. m. 11)
Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin artırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 12. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10/5/1999 gün ve 1998/893-1999/391 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 14/9/1999 gün ve 1999/9476-10126 sayılı ilamı ile; (...Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacıların murislerinden intikal eden paylan toplamı 1/6 olduğu ve bu pay itibarıyla 142.875.000 TL. bedel artırımına hükmedilmesi gerektiği halde; davacıların tam pay sahibi olduğu gerekçesiyle daha fazla bedel artırımına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, kamulaştırma bedelinin artırılması istemine ilişkindir.
Tapu kaydına göre davacıların miras bırakanı Hasan kamulaştırılan dava konusu taşınmazda 4/12 pay sahibidir. Davacılar adı geçen paydaş Hasan'ın iki kızından biri olan Emine'den olan torunlarıdır.
Taşınmazın tamamı için artırılması gereken miktarın 607.750.000 TL. olduğu konusunda yerel mahkeme ile Özel Daire arasında uyuşmazlık yoktur. Yerel mahkeme bozmaya uyarak verdiği ikinci kararında aynen "davanın 607.750.000 TL.lık kısmının kabulüne, bu miktarın 19/12/1996 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp mirasçılık belgesindeki payları doğrultusunda davacılara verilmesine" şeklinde hüküm kurmuştur. Bu karar Özel Dairece yukarda metni bulunan ilam ile bozulmuştur. Bozma kararında taşınmazın tamamı için bilirkişilerce saptanan artırma tutarı üzerinden davacıların payına düşecek toplam tutarın 142.875.000 TL. olduğu belirtilmiştir. Davacıların miras bırakanlarının tapudaki pay ve veraset ilamındaki payları göz önüne alındığında tüm taşınmaz için artırılması gereken miktar olarak saptanan 607.750.000 TL. den davacıların payına düşen tutar 101.291.666 TL.dir. Bu nedenle Özel Daire bozma kararındaki davacıların payına düşen tutarın 142.875.000 TL. olduğu saptaması doğru değildir. Ancak mahkemece davacıların tam pay sahibi olduğu sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacıların payına düşen 101.291.666 TL.nin mirasçılık belgesindeki paylan oranında davalı idareden tahsiline karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kaiminin yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 19/4/2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy