(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasındaki "elatmanın önlenmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 30.12.1997 gün ve 1996/221 E-1997/642 K., sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 7.12.1998 gün ve 1998/8052 - 9352 sayılı ilamı;
(... Davacı, miras bırakanından kalan taşınmazda hisseye elatmanın önlenmesini istemiş mahkemece kesin hüküm nedeniyle ve kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HUMK.nun 237. maddesi gereğince bir davada kesin hükümden söz edebilmek için dava konusu yapılmış olan hak, davanın taraflarının ve sebeplerinin aynı olması gerekir. Somut olayda 1987/222 Esas 1988/500 Karar sayılı ve 1990/414 Esas ve 1992/492 Karar sayılı davalar kesin hüküm olarak kabul edilmiştir. Ancak, bu dosyaların hukuki sebebi ve konusu eldeki davadan farklıdır. 1987/222 - 1988/500 sayılı dosyada, zilyet olduğu taşınmaza elatmanın önlenmesi istenmiş, diğer dava da ise satın alma ve hibe sözleşmelerine dayanarak men'i müdahale talep edilmiştir. Her iki davada da, dava konusu yerin tarafların miras bırakanı R. Y.'a ait olduğu gerekçesiyle red kararı verilmiştir. Davacı bu kez miras hissesine elatmanın önlenmesini istemiştir. Mahkemenin kesin hüküm olarak kabul ettiği bu davalarda 17.11.1997 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile işaretli dava konusu yerin tarafların miras bırakanına ait olduğu kesinleşmiş ve davacı lehine güçlü delil oluşturmuştur. Mahkemece bu yönler gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken red kararı verilmiş bu hükmün dairemizce sehven onandığı anlaşıldığından karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, miras bırakandan kalan taşınmazda paya yönelik elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle ve esastan reddine ilişkin verdiği hüküm Özel Dairenin az yukarda açıklanan kararı ile bozulmuştur.
Her ne kadar Yerel Mahkeme ve Özel Daire daha önce taraflar arasında görülen Zonguldak Sulh Hukuk Mahkemesinin 1987/222 ve Zonguldak Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 1990/414 esas sayılı davalarına konu olan taşınmazla görülmekte olan davaya konu taşınmazın aynı yer olduğunu kabul etmişlerse de, mahkemece yapılan keşif sırasında daha önce görülen davalara ait kararlar ve dayanağı krokiler yöntemine ve usulüne göre uygulanıp kapsamları belirlenmediğinden, bu davalara konu yerler ile davamıza konu taşınmazın aynı yerler olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Taraflar arasındaki önceden görülen davaların sebebi ile görülmekte olan davanın sebebinin aynı olmaması nedeniyle söz konusu davalarda verilen kararlar bu dava bakımından kesin hüküm oluşturmaz ise de, her üç davanın konularının aynı olduğunun saptanması halinde dava konusu taşınmazın tarafların miras bırakanı R'dan kaldığı yolunda güçlü delil oluşturması söz konusudur.
Bu nedenle, mahkemece öncelikle dava konusu taşınmaz üzerinde yeniden keşif yapılarak taraflar arasında görülen önceki davalar sonucu verilen kararların ve dayanakları krokilerin uygulanması suretiyle her üç davanın konusunun aynı taşınmaz olup olmadığı saptanmalı, ayrıca miras bırakandan kalan taşınmazların onun sağlığından beri fiilen mirasçıları tarafından ayrı ayrı kullanıldığı yolundaki tanık anlatımları karşısında, muristen kalan taşınmazların usulüne göre geçerli bir paylaşmaya konu olup olmadığı yolunda tarafların delilleri toplanmalı hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve uygulamaya dayanılarak yazılı şekilde direnme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 26.04.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy