(1086 S. K. m. 75, 230, 275)
Taraflar arasındaki nüfustaki ölüm kaydının düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 12.2.1999 gün ve 1996/735 E.- 1999/87 K. sayılı kararın incelenmesi Cumhuriyet Savcısı ve Davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.6.1999 gün ve 1999/5685 E.- 1999/7473 sayılı ilamı ile;
(...Davalı Mehmet davayı kabul etmiştir. Dinlenen tanık Ali Y.'de Ahmet S. ile Yeter'in evliliklerinin 3 yıl devam ettiğini beyan etmiştir. Bu durumda Yeterin ölüm tarihin 1992 olarak tashihine karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDENLER: 1- Kayseri Cumhuriyet Savcısı
2- Davacılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava hukuksal nitelikçe ölüm kaydının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Az yukarda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararı özel Yargıtay dairesi tarafından bozulmuş, mahkeme önceki kararında direnmiştir.
1- Dava dilekçesinde, Yeterin Ahmet'ten önce ölmüş olduğunun tesbiti doğrultusunda istemde bulunulmuş, Ne var ki bu yönde ay, gün ve yılın belirlenmesi yapılmamıştır.
O nedenle, dava dilekçesinin belirsiz bu durumu davacıya usulün 75 inci maddesi uyarınca açıklattırılması gerekir.
2) Yine dahili davalı sıfatında bulunan Mehmet Dana'ya tebligatlar yakınlarının bilgisine sunularak yapılmıştır. Anılan dahili davalının davayı kabul ettiğini içeren 18.2.1999 tarihli bir dilekçesi dosyaya konulmuşsa da dilekçeyi verenin hüviyeti tesbit edilmediği gibi duruşmalara da katılmamıştır. Bu durumda, HUMK. nun 230 ve ardından gelen maddeler uyarınca dahili davalı isticvap edilerek beyanının alınması gerekir.
3) Öte yandan dosya içindeki ölüm tutanaklarındaki ölüm tarihleri ile ölüm sıra numarası arasındaki çelişki giderilmeye çalışılmalı, alınacak sonuç delillerin değerlendirilmesinde gözönünde tutulmalıdır.
Mahkemece sıralanan tüm eksiklikler ve araştırmalar tamamlanmalı ve dairenin bozma kararındaki istenilenler doğrultusunda yapılacak inceleme sonucu hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacılar vekilinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının davacılara iadesine, 03.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy