(743 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 22.9.1999 gün ve 1999/174 E - 507 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 27.12.1999 gün ve 1999/12955 - 14562 sayılı ilamı;
( ... Dava, boşanmaya ilişkin olup, davalı iddianın yerinde olmadığını savunmuştur. Toplanan delillere göre davalının devamlı olarak davacıya "eşoğlu eşek, senden boşanacağım, istemiyorum, tapusunu isteyene veririm şeklinde" kişilik haklarına ağır saldırıda bulunduğu gerçekleşmiştir. Bu haksız tutum ve davranış karşısında davacı için boşanma davası açmak hakkı doğmuştur. Davacının güven sarsıcı davranış içersine girmiş olması mahkemece ağır kusur sayılarak dava reddolunmuştur.
Oysa davacının bu davranış içinde olması davalının ona mütemadi suretle saldırıda bulunmasına hak vermez. Davanın bu sebeple reddi, neticesi bakımından davalıya bundan sonra davacıya saldırma imkanı verir. Böyle bir düşünüş bizzat ihkakı hakka imkan vermek sonucunu doğurur. Olayda bir tarafın kusurunu diğerinden ağır kabul etmek mümkün değildir. Evlilik birliği temelinden sarsılmış olup, iki taraf yönünden de devamı beklenemez. Bu itibarla boşanma kararı verilmesi gerekirken davanın yetersiz gerekçe ile reddedilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma istemine ilişkindir.
Dairece, davalının, devamlı olarak davacıya "eşoğlu eşek, senden boşanacağım, istemiyorum, tapusunu isteyene veririm şeklinde" kişilik haklarına ağır saldırıda bulunduğunun gerçekleştiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Yerel mahkeme, davacı tanıkları sözlerinin sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak beyanlar olarak nitelendirildiğini, tarafların büyükannelerinin anlatımı ile bunu doğrulayan davalı anlatımlarına itibar edilerek davalının kusurunun bulunmadığını, geçimsizliğin davacının başka bir kadınla ilişkiye girmesinden kaynaklandığını bildirerek önceki kararında direnmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy