(506 S. K. m. 130)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankar 10. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 13.7.1999 gün ve 1997/331-1999/525 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2.11.1999 gün ve 1999/6786-7785 sayılı ilamı ile; (...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2 - Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan işçinin tazminatının belirlenmesinde gerçek ücretinn hiçbr kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerektiğini tartışmasızdır. Somut olayda davacı işçinin aylık 19.655.616 TL. aldığı işyeri kayıtları ve bordrolar incelenmek sureti ile berilendiği 24.1.1997 gün 152 nolu müfettiş raporu içeriğinden anlaşılmaktadır.
Öte yandan, sigorta müfettişi tarafından düzenlenen rapor 506 sayılı yasanın 130/2. maddesi gereğince aksi sabit oluncaya kadar muteberdir. Dinlenen tanıklar müfettiş raporu ve eki tutanağının aksini kanıtlar nitelikte değildir. Bundan başka Sosyal Sigortalar Kurumunda müfettiş raporundaki ücreti esas alarak geçici iş göremezlik ödeneği ödediği de açıktır. Bütün bunlardan başka, gerçek belli iken varsayım sureti ile ücret belirlenmesine gidilemeyeceği de ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yenidne yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunuduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurul'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 19.4.2000 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy