(6570 S. K. m. 9, 10, 11)
Dava: Taraflar arasındaki "kira tespiti" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 9.9.1999 gün ve 1999/192-1006 sayılı kararın incelenmesi davalı tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2.12.1999 gün ve 1999/11560-11998 sayılı ilamı ile; ... Taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.09.1990 başlangıç tarihli ve 6 yıl sürelidir. Kira parasının ( inşaat karşılığı ) olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Dava dilekçesinde, davalının bugüne kadar herhangi bir kira bedeli ödemediğinden ötürü 1.9.1996-1.09.1999 arasında geçen 3 yıllık dönem için kira parasının tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, yapılan keşif ve bunu izleyen bilirkişi incelemesine göre 3 yıl için kira parası tespit edilmiştir.
Kira parası tespit davaları her zaman için açılabilir ise de kural olarak her yılın tespit davasının ilgili kira dönemi içinde açılması gerekir. Dönem geçirilerek dava açılamaz. tespiti istenen ilk iki yıl için dönem sona ermiş bulunmaktadır.
Üçüncü kira yılı dönemi yönünden ise; tespitten bahisle kiracıya herhangi bir ihtarname gönderilmediği anlaşılmaktadır. Dava tarihi 16.4.1999 olup, dava dilekçenin tebliğ tarihi 28.4.1999 tarihini taşımaktadır.
Dava dilekçesinin tebliğ tarihi esas alındığında; tespiti istenen üçüncü ( 1.9.1998-1.09.1999 ) dönemi başladıktan sonra dilekçe tebliğ edilmiştir. Bir başka anlatımla artış iradesi, süresinde karşı tarafa ulaştırılmamıştır.
O halde Usul Ekonomisi yönünden dava hemen red edilmeyip dava dilekçesi tebliğ tarihine göre davacıya 1.9.1999 tarihinde başlayan dönem için kira parası tespitini isteyip istemediği sorulmalı; tespit istiyor ise hak ve nesafet ilkesine göre araştırma ve inceleme ile kira parası tespit edilerek karar verilmeli, aksi takdirde ise dava reddedilmelidir.
Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davalı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.9.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy