(743 S. K. m. 917)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.2.1999 gün ve 1997/356, 1999/49 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 3.2.2000 gün ve 2000/45-753 sayılı ilamiyla;
(...Davacı icra müdürlüğünde yapılan ihaleden almış olduğu taşınmazın malikinin davalı Çankaya Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından yanlış bildirilmesi nedeniyle adına tescil işleminin yapılamamasından dolayı taşınmaza ihale tarihinde ödeyeceği bedel ile ihalenin kesinleştiği tarihteki değer arasındaki farkın ödetilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuş yerel mahkemece davacının geri alamadığı tellaliye ve damga vergisi ve faizleri ile taşınmaz bedelinin faizi hesaplanarak bu miktar davacının zararı kabul edilip karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmaz icra dairesindeki 26.12.1996 tarihli ihalede davacı tarafından satın alınmıştır. Taşınmazın ihale tarihinden önceki bir tarihte üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle davacı mülkiyet hakkını kazanmamıştır. Ancak bu sonuç, davacının tazminat istemini engellemez. Somut olaydaki gelişme itibariyle davacının eşya hukuku kuralları gereğince taşınmazın mülkiyetini kazanamadığı olgusu doğru ise de, tazminat miktarının belirlenmesi bakımından ihale tarihinin esas alınarak belirleme yapılması gerekmektedir. Bu nedenle zararın meydana gelmesine davalının eyleminin neden olduğu ve davacının bu sonucun meydana gelmesinde kusuru bulunmaması nedeniyle zarar miktarının taşınmazın 26.12.1996 tarihindeki sürüm değeri esas alınarak belirlenmesi gerekir. Yerel mahkemece anılan yön gözetilmeksizin yukarıda açıklanan şekilde belirlenen zarara hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir ise de karar onanmış bulunduğundan davacının karar düzeltme istemi HUMK.nun 440-442 maddeleri uyarınca kabul edilmeli, onama kararı kaldırılmalı ve karar gösterilen nedenlerle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 13.12.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy