(818 S. K. m. 53)
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 14.4.1998 gün ve 1997/349 E-1998/126 K. sayılı kararın incelenmesi davacı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14.12.1998 gün ve 1998/7215-10188 sayılı ilamı ile;
(...Dava, davalının sorumluluğu altında bulunan depodan eksilen eşyalar nedeniyle tazminat isteğine ilişkindir. Dava reddedilmiş ve karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olay nedeniyle davalı aleyhine zimmet suçundan dolayı açılmış olan ceza davası sonunda suç sabit görülmediğinden beraat kararı verilmiştir. Bu beraat kararı BK. 53. maddesine göre hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte değildir.
Zarara neden olan olayın gelişimi itibariyle, dava konusu edilen bilgisayarların davalının anbar memurluğunu yaptığı yerde koruma altına alındıkları, olay günü geldiğinde anbarda bulunmadıkları savunulmuş olmasına rağmen, binanın pencere ve kapısında bir zorlanmanın olmadığı, diğer bir anlatımla anahtar dışı bir açmanın söz konusu bulunmadığı belirlenmiştir. Anbar anahtarlarının ise sadece davalıda bulunduğu da dikkate alındığında emvalin depo açık bulunduğu sırada yerinden alınmış olduğu ihtimali güçlülük kazanmaktadır Şu durum karşısında davalının en azından görevini ihmal etmiş olması nedeniyle kusurlu sayılarak bu yüzden sorumlu tutulması gerekir. Öyleyse zararın miktar ve kapsamı belirlenerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, davanın tümden reddedilmiş olması bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 02.02.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy