(765 S. K. m. 230)
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 29.04.1999 gün ve 1995/1249 E- 1999/385 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21.10.1999 gün ve 1999/6800-8817 sayılı ilamı ile;
(...Davacı Milliyet Gazetesinin 16.06.1995 ve 17.06.1995 günlü yazılarında yayınlanan haberlerde mafya ve çetelerle işbirliği yapan, kişisel çıkarlarını koruyan kişi olarak nitelendirildiğini, Tire Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı dönemde ve fakat izinli olarak ilçe dışında bulunduğu sırada meydana gelen olaylardan sorumlu kişi olarak gösterildiğini, yayınların gerçek olmayıp kişilik haklarına saldırı oluşturulduğunu iddia etmek suretiyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece 500.000.000 lira manevi tazminatın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Davacının Tire Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı ve fakat idari izinli olduğu dönemde eski sabıkalı Haşim Yaz'ın oğlunun düğününde çıkan olaylarda polis memurlarının dövüldüğü, olaylar sonrasında gerekli önlemlerin alınmadığı ve Haşim Yaz'ın getirildiği karakoldan ihmal nedeniyle kaçtığı, olaylardan telefonla haberdar edilen davacının ilçeye dönmediği ve birbuçuk gün izin tecavüzünde bulunduğu tartışmasızdır. Nitekim davacı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile idari yönden cezalandırılmış, görev yeri değiştirilmiş ve il idare kurulunca Türk Ceza Kanununun 230. maddesi gereğince yargılanmak üzere lüzumu muhakeme kararı verilmiştir.
Yayınlanmasında kamu yararı bulunan gerçek ve güncel haberin yada eleştirinin özle biçim arasında denge kurularak verilmesi durumunda hukuka aykırılık ortadan kalkmış olur. Olayların yukarıda özetlenen gelişimi gözetildiğinde olayın beliriş biçimine göre yayın anında gerçeklik unsuru taşıdığı ve hukuka aykırılığın söz konusu olmayacağı gözetilerek davanın reddedilmesi gerekirken yerel mahkemece tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 14.06.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy