(1086 S. K. m. 187) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki "tahliye" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 14.4.1999 gün ve E.99/128 - K. 99/478 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 18.11.1999 gün ve E. 9427 - K. 9631 sayılı ilamı ile; (...Dava, ihtiyaç nedeni ile tahliye istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı açmış olduğu bu dava ile kiralananı bölge müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmak üzere ihtiyacı olduğundan bahisle tahliyesini istemiştir.
Davalı, davanın süresinde açılmadığını, kaldı ki davacının kira ilişkisinin sona erdiğinden aleyhine men'i müdahale davası açtığını bu davanın derdest olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davacının Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ecrimisil ve meni müdahale davası açtığını, aynı yer için ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılamayacağını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira ilişkisinin devam edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacı davalı aleyhine Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğu dava ile kira ilişkisinin sona erdiğini, davalının fuzuli şagil olduğunu, elatmanın önlenmesi ile ecrimisile hükmedilmesini istemiştir. Dava halen derdesttir. Davanın aleyhe neticelenmesi durumunda taraflar arasındaki kira ilişkisi devam etmiş olacağından bu davanın bekletici neden yapılması gerekir. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, 6570 sayılı yasanın 7/c maddesi uyarınca ihtiyaç nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı, Özel dairece; davacının, davalı aleyhine Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğu elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi ile açılan davanın sonucunun bekletici neden yapılması gereğine işaretle bozulmuştur.
Mahkeme, davacının Asliye Hukuk Mahkemesi'nde elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açtığını; bu davada ise aynı yer için ihtiyaç nedeniyle tahliye istediğini, bu iki iddianın ister aynı mahkemede, ister farklı mahkemede olsun aynı anda ileri sürülüp istenilemeyeceğini; davacının davalı için hem fuzuli şagil hem de kiracısı olduğu şeklinde birbirine çelişkili iki hukuki sebebi aynı anda ileri sürdüğünden, dinlenilemeyeceğini; o nedenle sebepten birisini tercih etmesi için verilen süreye rağmen iddiasında ısrar ettiğine dayanarak önceki kararda direnmiştir.
Uyuşmazlık, davacının aynı mecur için davalının hem fuzuli şagil ve hem de kiracılık sıfatına dayanıp dayanamayacağı; önce açılan el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının bekletici neden yapılması gerekip gerekmediği, noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, Konya asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nin E. 1998/675 sayılı dosyası ile 4331 sayılı yasa gereği taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 28.4.1998 tarihi itibarıyla feshedildiğini, kira bedeli ve kira şartları ile ilgili bir sözleşme olmadığından davalının fuzuli şagil durumunda olduğunu ileri sürerek davalının taşınmaza el atmasının önlenmesi ile 1.6.1998 tarihinden itibaren aylık 25.000.000 TL ecrimisil istemiştir.
Davacı vekili o dava derdest iken, taşınmaza Bölge Müdürlüğü hizmetlerinin yürütülmesi için ihtiyaç bulunduğunu ileri sürerek bu kez 6570 sayılı Yasanın 7/C maddesi gereğince tahliye istemi ile bu davayı açmıştır. Şu durum karşısında davacı vekili "ihtiyaç nedeniyle tahliye" davasını açmakla davalının fuzuli şagil olduğu yolundaki iddiasından zımnen vazgeçtiği kira ilişkisinin varlığını benimsediği kabul edilir. Gerçekten de kira ilişkisi varlığı fuzuli şagil hukuki nedeninin hukuki dayanağını ortadan kaldırır. Hal böyle olunca sonra açılan kira ilişkisine dayalı davada dayanılan sözleşme ilişkisi istemine dayalı olarak uyuşmazlığın çözümünde duraksamaya gerek yoktur.
O halde davacının bu nitelemesi gözetilerek ihtiyaç nedeniyle tahliye davasının görülmesi gerekir. Mahkemece yapılacak iş, taraf delileri toplanarak davacının ihtiyaç iddiasının samimi olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Yerel mahkemece bu yön gözetilmeden davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 14.6.2000 gününde, bozmada oybirliği, sebebinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy