(3402 S. K. m. 14, 46) (1086 S. K. m. 429)
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Yüksekova Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.10.1999 gün ve 1999/68 E- 78 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.02.2000 gün ve 2000/588-653 sayılı ilamı ile;
(...Kadastro sırasında 231 ada 28 parsel sayılı 417,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Hasan B. başka tapu kaydına, tapu dışı satın almaya ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın davacının dayandığı satıcısına ait tapu ve vergi kaydının kapsamında kaldığı, tespit gününde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1 ve 14. maddesi hükmünce taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tesbite esas alınan davalı Hazineye ait 4753 sayılı kanuna göre oluşan tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama ile belirlendiği gibi esasen taraflar arasında bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece davacı tarafın satıcılarının miras bırakanı Tevfik Ö.'a ait Kasım 1949 günlü 4 sayılı tapu kaydı kapsamı belirlenmemiş, tapu kaydının kapsamında kalan tüm taşınmazları birlikte gösterir keşfi ve uygulamayı izlemeye olanak veren harita teknik bilirkişiye düzenlettirilmemiş, tapu kayıt maliki Tevfik Ö.'ın belirtmelik tutanağında ismi geçen Tevfik Ö. olup olmadığı yönü üzerinde durulmamış, Tevfik Ö. ya da mirasçılarından satın aldığını iddia eden davacıyı belirtmelik tutanağında ismi geçen ve belirtmelik tutanağını imzalayan Tevfik Ö. ise Tevfik Ö.'ın beyanının bağlayıp bağlamayacağı yönü üzerinde durulmamıştır. Şu hale göre toplanan deliller yetersizdir. O halde öncelikle davacının dayandığı satıcılarının miras bırakanı Tevfik Ö.'a ait tapu kaydı yeniden yerel bilirkişi aracılığı teknik bilirkişi yardımı ile uygulanmalı, Tevfik Ö.'a ait tapu ve vergi kaydının kapsamında kalan tüm taşınmazları birlikte gösterir birleşik harita çizdirilmeli, gerektiğinde tutanak bilirkişileri dahi dinlenilmeli, belirtmelik tutanağında bilirkişi olarak ismi geçen Tevfik Ö. ile davacıya satışta bulunan kişilerin miras bırakanı Tevfik Ö.'ın aynı kişi olup olmadığı araştırılmalı, aynı kişi ise Tevfik Ö.'ın belirtmelik tutanağındaki beyanının davacı tarafı halefiyet yoluyla bağlayıp bağlamayacağı hususu hükümde tartışılmalı, yapılan uygulamaya göre Tevfik Ö.'a ait tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, kayıt dışında kalan taşınmazlar yönünden ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 46/1 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak ve toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına dosyadaki tutanak ve kanıtlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazların Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.02.2000 gün ve 2000/588-653 sayılı ilamında ayrı ayrı ele alınıp cevaplandırılmış bulunmasına ve özellikle tesbite esas alınan davalı Hazineye ait tapu kaydının taşınmazı kapsadığı toplanıp değerlendirilen delillerle anlaşılmakta ise de, davacının satıcılarına ait 2510 sayılı Kanun ve bu Kanunu değişikleri ile ilgili 3667 sayılı Kanun hükümlerince oluşan 13.11.1949 günlü 5 sayılı tapu kaydının uygulanması ve kapsamının belirlenmesi konusunda yapılan araştırma, inceleme yetersizdir. Tapu kaydı iskan yoluyla oluştuğuna göre tahsis ve temlik sırasında krokisinin düzenlenmesi mümkündür. Mahkemece bu yön üzerinde durulmamış tapu kaydının oluştuğu günde krokisinin düzenlenip düzenlenmediği sorulup saptanmamıştır. Taşınmazın bulunduğu yörede 1963 yılında 4753 sayılı Kanuna göre toprak tevzii komisyonunca çalışma yapılmış, bu çalışma sırasında davacının satıcısı iskan yoluyla kendisine taşınmaz temlik edilen Tevfik Ö.'a ait tapu kaydının kapsamını belirleyen kroki düzenlenmiş, bu krokinin dışında kalan taşınmaz kesiminin ise 4753 sayılı Kanuna göre Hazine adına tapuya bağlandığı, Hazineye ait tapu kaydının dayanağı belgelerin incelenmesi ile anlaşılmıştır. Toprak tevzii komisyonunca düzenlenen krokiler tapu kayıtlarının dayanağı belge niteliğindedir. Davacıya ait tapu kaydının komisyonca düzenlenen krokisi incelenmemiş, bu krokinin davacıya ait tapu kaydının kapsamının belirlemeye yeterli olup olmadığı ve davacı tarafı bağlayıp bağlamayacağı yönü üzerinde durulmamış, taşınmazın çap ölçeği ile toprak tevzii komisyonunca düzenlenen krokinin çap ölçeği eşitlenip çakıştırılmak suretiyle uygulanmamış, davacının satıcısına ait tapu kaydının sınırında gösterilen paylan arkı, ferman tarlası, paylan arkı, seravan sınırlarının arazide üzerindeki yeri belirlenmemiş, dava konusu taşınmazın bu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı yönü açıklığa kavuşturulmamış, teknik bilirkişiye keşfi ve uygulamayı gösteren harita çizdirilmemiş, yerel bilirkişisinin dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmazın çevresinde bulunduğunu belirten sözleri ile yetinilmiştir. Bu biçimde yapılan tapu uygulaması ile tapu kaydının uygulandığı ve kapsamının belirlendiği kabul edilemez. Bu durumda Özel Dairenin bozma kararı ile az yukarıda açıklanan araştırma yöntemleri izlenerek inceleme yapılmalı hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmelidir. Eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.06.2000 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy