(3402 S. K. m. 4)
Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ayvacık Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 21/10/1999 gün ve 1998/105 E- 1999/60 K. sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 20/01/2000 gün ve 1999/5938-2000/100 sayılı ilamı ile; (...Kadastro sırasında 238 ada 20 parsel sayılı 8196,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kaydına kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Yahya Güngör Soydan adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine tapu kaydı yüzölçümü fazlasının kaçak ve yitik kişiden Hazineye kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı Yahya Güngör Soydan "adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tümünün davalının tutunduğu ve tespite dayanak yapılan tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de. Söz konusu tapu kaydında güney sınır Tulumcu Mihal taşınmazı olarak gösterilmiştir. Eylemli durumda taşınmazın güneyinde bulunan 21 sayılı komşu parselin Tulumcu Mihal'den kalan yerlerden olmadığı anlaşılmıştır. Tulumcu Mihal'in kaçak ve yitik kişilerden olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda tapu kaydı yüzölçümü fazlası olan taşınmaz kesiminin Tulumcu mihalden kaldığının kabulü gerekir. Bu gibi yerlerin zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Bu durumda tapu kaydı miktarı kadar olan 7354 m2 yüzölçümündeki kesimin davalı taraf adına, miktar fazlası taşınmaz kesiminin ise çekişmeli parselin güney bölümünde ifraz ettirilerek hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yön dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı Hazine vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.10.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy