(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gökçeada Kadastro Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 18/06/1998 gün ve 1996/1540 E- 1998/367 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 08/04/1999 gün ve 1998/5810-1999/1750 sayılı ilamiyla; ( ...Kadastro sırasında 262 ada 2 parsel sayılı 1469.37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz zilyetliğin bulunmadığından ve halen hali arazi olduğundan söz edilerek hazine adına tespit edilmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü taşınmazın Kanuni Sultan Süleyman vakfiyesi kapsamında kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu parselin davalı hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Vakıflar İdaresi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın korunması gerekli tabiat ve kültür varlığı niteliğindeki taşınmazlardan olmadığı, davacı vakıflar idaresinin dayandığı Kanuni Sultan Süleyman Vakfının ise akara ait vakıf niteliğinde olduğu, bu nitelikteki vakıfların zemini kapsamadığı ve zilyetlikle iktisabının mümkün bulunduğu, davacı yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de toplanan deliller yetersizdir. Öncelikle tutanak içeriğinde dava konusu taşınmazın tabiat ve kültür varlığı niteliğinde olduğu açıklandığına göre korunması gerekli kültür varlığı doğal sit alanı olup olmadığının araştırılması gerekir. Mahkemece bu konuda hiçbir araştırma yapılmamıştır. Davacı vakıflar idaresinin dayandığı Kanuni Sultan Süleyman Vakfının niteliği yalnız akara ait vakıfname mi, yoksa zemini kapsayan nitelikli bir vakfiye mi olup olmadığı hususları bilirkişi aracılığı ile araştırılmamış, vakfiyenin dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı belirlenmemiştir. Şu hale göre toplanan deliller yetersizdir. Öyle ise yukarda açıklandığı biçimde yeniden araştırma, inceleme ve uygulama yapılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle davacı vakıflar idaresi ile davalının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava kadastro tespitine itirazdır.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı Özel Daire'ce yukarıda belirtilen nedenle bozulmuştur.
Mahkeme, vakfın gayrı sahih nitelikte ve sadece akara ilişkin olduğu, yapılan araştırma ve incelemenin yeterli bulunduğu gerekçesiyle önceki kararında direnmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/10/2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy