(3402 S. K. m. 4)
Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Diyarbakır Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30/11/1998 gün ve 1980/49 E.-1998/127 K. sayılı kararın incelenmesi Davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26/04/1999 gün ve 1999/1620-2110 sayılı ilamı ile; (...Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle "eylemli durumda taşınmaza sınır olan yolların genel yol yada tarla yolu olup olmadığı saptanarak komşu parsellere ait kayıt ve belgeler getirtilerek yeniden tapu kaydının uygulanması, taşınmazın tümünün ya da bir bölümünün tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının saptanılması tapu kaydının yüzölçümü ile taşınmazın bir bölümüne ait olduğu sonucuna varıldığı takdirde kayıtta sınır olarak gösterilen kişilerin kaçak yada yitik kişilerden olup olmadığının, böylece kayıt miktar fazlasının kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılacak yerlerden bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir". Mahkemece daire bozma kararına uyularak yapılan araştırma ve uygulama sonucu katılanın davasının kısmen kabulüne, teknik bilirkişinin düzenlediği 19/11/1998 günlü haritalı raporuna göre dava konusu 61 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile işaretli kısmının hazine ve geriye kalan 26331 m2 lik kısmının katılan Ayşe Alır mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın keşif haritasında (A) harfi ile gösterilen kesiminin tespite dayanak yapılan Ohanes Velet Boğostan hazineye intikal ettiği, kaydında yazılı bulunan tapu kaydının kapsamında kaldığı, kayıt kapsamı dışında kalan kesim üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının katılan yararına gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de kayıt kapsamında kalan taşınmazın çevresinin kaçak ve yitik kişilerden hazineye kaldığı ve tapuda yazılı Moro, Ovi ve Hoço olarak gösterilen eski sınır komşularının kaçak ve yitik kişiler oldukları dosya içeriği ile anlaşılmıştır. Bu durumda kayıt fazlasının kaçak ve yitik kişilerden kaldığının kabulü gerekir. Bu gibi taşınmazların zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Mahkemece bu yönler gözönünde tutularak davanın reddine ve taşınmazın tümümün hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı Hazine vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07/06/2000 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy