(3402 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Haymana Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 07.0.1999 gün ve 1998/102 E- 1999/121 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 23.11.1999 gün ve 1999/7475-9596 sayılı ilamı ile; (...Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine davanın reddine karar verilmesini savunmuş, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tapulama çalışmaları sırasında taşlık olarak tesbit dışı bırakılan taşınmazı emek ve para sarf etmek suretiyle tarıma elverişli hale getirdiğini, adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Yerel bilirkişi ve tanıklar kazanmayı sağlayan süreyi nakletmişler, ziraatçı uzman bilirkişi de; taşınmazın kültür arazisi niteliğinde bir yer olduğunu bildirmiştir. Mahkemece taşlık olan bir yerin ancak ihya yolu ile kazanılabileceği, ihya olgusunun kanıtlanmadığı ve iktisap süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, yerel bilirkişi ve tanıkların taşınmazın ihya edilip edilmediği hususunda bilgilerine başvurulmamıştır. Davacı dilekçesinde ihya olgusuna dayandığına göre bu hususun yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulması, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde belirtildiği üzere ihya edilen yerlerden olup olmadığının araştırılması, ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar kazanma süresinin geçip geçmediğinin göz önünde tutulması gerekir. Mahkemece bu bakımlardan yapılan inceleme noksandır. Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle Bozulması gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle kadastro paftasında taşınmazın taşlık olarak belirtilmiş bulunmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 20.12.2000 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy