(1086 S. K. m. 429) (1475 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Simav Asliye Hukuk (İş) Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 26/08/1999 gün ve 473-279 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 26/01/2000 gün ve 18248-544 sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde çalışırken aynı vardiyada çalışan bir erkek arkadaşının eşi ile duygusal ilişki içine girerek birlikte olduğu ilk defa işyerini terk etmek suretiyle ilişkinin bu şekilde başlatıldığı ve bunun süre geldiği son defada da mesai arkadaşı işbaşında iken yine onun eşi bayanla onların evinde ilişkide bulunduğu ve yapılan suçüstü üzerine yakalandığı, hem kadının hem kendisinin tutuklandığı ve bu tutuklamanın haftalarca devam ettiği her ikisi hakkında açılan ceza davasında da kadının kocası olan işçinin müdahil olarak davaya kabul edildiği, davalı işverenin bir işçisinin eşi ile duygusal ilişki içinde bulunan davacının bu davranışının işyerinde huzuru ve iş barışını bozacağımda vurgulayarak hizmet aktini feshettiği tüm dosya içeriği ve ceza davası dosyası bilgi ve belgelerinden anlaşılmaktadır.
Davacı işçi feshin haksız olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı isteğinde de bulunmuş, mahkemece istek gibi hüküm kurulmuştur. Mahkeme işyeri dışında işlenen bir suçun söz konusu olduğunu gerekçe göstermiştir.
Burada işçilerden birinin eşi ile diğer işçinin böyle bir davranışta bulunması işyerindeki çalışma düzenini olumsuz şekilde etkileyeceği, iş barışını bozarak verimi düşüreceği kabul edilmelidir. Bir Başka anlatımla davacının söz konusu eylemi ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan bir hal olarak değerlendirilmelidir. Bu itibarla işyeri dışında işlenen bir suç olarak kabul edilmesi dairemizce uygun bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 20.09.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy