(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki "fark ihbar ve kıdem tazminatı" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 2. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.6.1999 gün ve 1999/103 E- 571 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 1.12.1999 gün ve 1999/15610-18225 sayılı ilamı ile; ( ...Davacı iş aklinin raporlu olduğu dönemde sona erdirildiğini ve-gerçekte feshin raporun bitiminden sonra hüküm ifade etmesi gerektiğini ve işverence Toplu İş Sözleşmesinin 2. yıl ücret zammı ve sosyal yardımlarının ve memur maaş katsayı artışının kendisine uygulanmaması nedeniyle fark ihbar ve kıdem tazminatları talebinde bulunmuştur.
Davalı savunmasında; rapor tarihinden önce davacıya akdin feshedildiğinin bildirildiğini ve ayrıca ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı şekilde davacı, işverenden aldığı 30.11.1998 tarihli vizite kağıdıyla Tarsus Sosyal Sigortalar Hastanesine başvurarak 5.1.1999 tarihine kadar rapor almıştır.
İşverence davacıya verilen vizite kağıdında 30.11.1998 tarihinde işverenle ilişkisinin kesildiği ve prim ödeme halinin sona erdiği belirtilmektedir. Davacı bu vizite kağıdını almakla akdin bu tarihte sona erdirildiğini öğrenmiş bulunmaktadır. Akdin sona erdirilmesinin davacıya bu şekilde ulaştırılmasından sonra alınan rapor davacı yararına hukuki bir yarar sağlamaz.
Ayrıca ihbar ve kıdem tazminatlarının da işveren tarafından 7.12.1998 tarihinde davacı adına bankaya yatırıldığı ve bu keyfiyetinde davacıya tebliğ edildiği, davacının da yatırılan tazminatları 8.12.1998 tarihinde aldığı görülmektedir.
Bütün bu olgular birlikte değerlendirildiğinde, rapor alımından önce iş akdinin feshedildiği şekildeki işveren iradesinin davacıya ulaştırıldığı ve ayrıca işveren tarafından ihbar ve kıdem tazminatlarının eksiksiz olarak ödendiği de görülmekle taraflar arasındaki hizmet akdinin 1. Ocak 1999 tarihinden önce sona erdiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin aksine düşüncelerle davacının Toplu İş Sözleşmesinin 2. yıl ücret zammı, sosyal yardımlar ve memur maaş katsayı artışından faydalandırılmasının gerekliliği düşüncesiyle fark ihbar ve kıdem tazminatlarının hüküm altına alınması hatalıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 19.4.2000 gününde, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy