(1475 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 6. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 10.06.1999 gün ve 1998/1399 E.- 1999/512 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 06.10.1999 gün ve 1999/12502 E.- 1999/15470 K. sayılı ilamı ile;
(...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının hizmet akdine dayanak yapılan personel yönetmeliğinin 30/c maddesinde çalıştığı şirketin faaliyet alanında ticaret yapmak ya da başka kişi ve kuruluşlar için çalışmak ve ortaklık ya da akrabalık ilişkisi olan kuruluşlarla çalıştığı şirket arasında bir iş ilişkisi kurmak ya da kurulmasına aracılık etmek hükümlerine yer verilmiştir. Somut olayda davacının çalıştığı davalı şirket ile davacının eşi Fatma Işıklıların ortak olduğu Marmara Yönetim Dayanışma Eğitim ve Sistem Ltd. Şti. arasında ticari ilişki kurulduğu işyeri müfettişlerince belirlenmişse de davacının bu iş ilişkisini bizzat kurduğu veya kurulmasına bizzat aracılık ettiği hususunda dosyada delil mevcut değildir. Eksik inceleme ile davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddedilmesi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, davacının iki şirket arasındaki ticari ilişkinin kurulmasında aracılık yapıp yapmadığı veya bu ilişkiyi kurup kurmadığını belirleyip sonucuna göre karar vermekten ibarettir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 10.05.2000 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy