(818 S. K. m. 23, 24) (1086 S. K. m. 92)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Korkuteli Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.6.2000 gün ve 2000/135-213 K. Sayılı kararın incelenmesi davalı asıl tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 18.12.2000 gün ve 2000/5504-15925 sayılı ilamı;
( ... Davacı Hazine vekili; kadastro sırasında davalı adına tespit ve tescil edilen 40 parsel sayılı taşınmazın taşlık ve ham toprak vasfında olup, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek iptal ve tescil istemiştir. Davalı ise, 13.6.2000 tarihli oturumda davayı kabul ettiğini bildirmiş, mahkemece dava kabul edildiğinden bahisle iptal ve tescile karar verilmiştir.
Ne var ki davalı temyizinde; kabulünün hataya dayalı olduğunu, aslında Hazinenin kendisi hakkında 31 ve 40 parseller yönünden aynı nedenle iptal ve tescil istediğini kendisinin 31 parsel hakkında açılan davayı kabul etme iradesini yanlışlıkla 40 parsel hakkında ileri sürdüğünü bildirmiştir. Gerçekten eksiğe gönderildikten sonra dosya içine konulan 2000/154 esas sayılı dosyaya ait evraklardan Hazinenin 31 parsel hakkında aynı nedenle iptal-tescil davası açtığı ve derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Her iki dosyadaki toplanan delillere, davalının beyanlarına göre davalının kabulünün 31 parsele yönelik olduğu 40 parsel hakkında yanlışlıkla kabul iradesini bildirdiği sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca işin esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı asılın temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozmada oybirliği sebebinde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy