(743 S. K. m. 639)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Vize Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 08.12.1998 gün ve 1998/195 E- 262 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 15.03.1999 gün ve 1999/2322-2548 sayılı ilamıyla; (...Davacı Hazine, dava konusu 45 parsel sayılı taşınmazın tapu miktar fazlası olduğunu ileriye sürüp iptal-tescil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı tapusu değişebilir sınırlı ise de, miktar fazlası yönünden zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten dava konusu 45 no'lu parselin tapu kaydı esas alınarak kadastroca tesbitinin yapıldığı, tapu miktar fazlasının bulunduğu, tapu kaydının yamaç sınırları itibariyle değişebilir sınırlı olup, kapsamının miktarı ile geçerli olduğu, çekişme konusu taşınmazın çevresinde eylemli olarak devlet ormanı bulunduğu tüm dosya içeriği ile sabittir.
Bilindiği üzere devlet ormanının zilyetlik yolu ile edinilmesine yasal olanak yoktur.
Hal böyle olunca; miktar fazlası yönünden davanın kabul edilmesi gerekirken, delillerin taktirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, çekişmeli parselin bulunduğu bölgede yapılan orman kadastrosunun 1970 yılında kesinleştiği; dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı, bu yerin kadastro tespitinin ise 1997 yılında yapıldığı tartışmasızdır. Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık tapu kaydı miktar fazlası olan 1080 m2 yönünden zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Orman tahdidinin kesinleştiği tarihten tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi geçtiği ve böylece davalı yararına zilyetlikle edinme şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, Hazinenin açtığı davanın reddine ilişkin yerel mahkemece verilen kararın onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince harç alınmamasına, 20.06.2001 oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy