(6762 S.K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasındaki "rücuan tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 25.01.2000 gün ve 1998/65 E - 2000/5 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.01.2001 gün ve 2000/9300-2001/84 sayılı ilamı ile, (...Davacı vekili, davalıların işleteni bulunduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak zarar verdiğini, olayda davalı sürücünün 6/8 oranında kusurlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilince sigortalısına ödenen bedelden davalı sürücünün kusur oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olarak) tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, 48 K plaka sayılı aracın müvekkiliyle sigorta ilişkisinin tespit edilemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı M., davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasında davalı Yılmaz'ın 5/8 oranında kusurlu olduğu ancak, H. Yer Hizmetleri A.Ş.'ne ait olan 34 BOL plakalı aracın davacı şirkete sigortalandığına ilişkin sigorta poliçesinin aslı ya da tastikli suretinin sunulmadığı, tazminat makbuzu ve ibraname suretinin poliçenin varlığına karine teşkil etmeyeceği, davacının rücu davası açmaya yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına sigorta bedeli olarak ödenen 262.241.444 TL.'nın rücuan tahsilini istemiştir. Davacı sigorta şirketi 24.4.1999 tarihli yazı ekinde H. Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş.'ye ait ilişik listede plakaları yazılı araçların kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığına dair poliçeyi ibraz etmiştir. Ancak, anılan poliçe ekinde, araçların plaka numaralarını gösteren liste bulunmamaktadır. Mahkemece 1.1.1997-1.1.1998 dönemine ilişkin kasko sigorta poliçesinin eki olan "sigortalı araç listesi" davacı sigorta şirketinden celbedilerek, 34 BOL plakalı aracın kaza tarihinde davacı şirkete kasko sigortalı olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, TK. 1301'inci maddesine dayalı sigorta rücu tazminat davasıdır.
Sigortacının tazminat borçlusuna karşı rücu davasını açabilmesi için, sigortacının hukuken sigortalısının yerine geçebilmesi başka bir anlatımla ona halef olabilmesi gerekir. Halef olabilmek için de başta gelen şart sigorta tazminatının sigortalıya ödenmesi, riziko sonucu ortaya çıkan hasardan dolayı, sigortalının zarar sorumlusu üçüncü kişilere karşı bir dava hakkının bulunması gerekir. O halde, sigortacıya her şeyden önce rücu dravasının ikame şartlarını (ödeme + dava hakkı) ispat görevi düşmektedir. TK. 1301. maddesine göre bir hak elde etmek isteyen sigortacı, öncelikle sigortalıya halef olduğunu sigorta sözleşmesine dayanarak kanıtlamak zorundadır.
Somut olaya baktığımızda, davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği belgeler yuarıda anılan şartları kanıtlamaya yeterli değildir. İhbarnamede 15519996.0007.001 nolu poliçeden söz edilmişken kaza ekspertiz raporunda 640903 nolu poliçe yazılmıştır. Hasar için açılan dosyada 01.01.1996 ile 01.01.1997 dönemi için 0/44602/640903 sayılı poliçe kaynak gösterilmiştir. A. Sigorta A.Ş. tarafından 24.06.1999 günlü yazı ile mahkemeye gönderilen kasko sigorta poliçesinde 01.01.1997 ile 01.01.1998 dönemi için 0/44602/640903 poliçe numarası bildirilmiş ve araçların marka, tipi vs için ilişik listenin bulunduğu yazıldığı halde sigorta şirketi tarafından listenin poliçeye eklenmediği gözlenmiştir.
Görüldüğü gibi ibranamedeki poliçe numarası ile diğer belgelerdeki poliçe numarasının birbirini tutmadığı anlaşılmaktadır. Uygulamada birden çok aracı olan şirketlerin bu araçlarının numara ve vasıflarını liste halinde gönderip paket halinde sigorta yaptırdıkları bilinmektedir. Olayda sigortalı H. Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş.'nin birçok aracını sigorta yaptırdığı ve kasko sigorta poliçesine sigorta edilen araçların listesinin eklenmediği ve uyuşmazlığın bundan kaynaklandığı ileri sürülmüştür. Öyle ise, mahkemece öncelikle poliçe numaraları arasındaki çelişkinin giderilmesi için davacı vekiline önel verilmesi, doğru sigorta poliçe numarası tespit edildiğinde davacı şirketçe ibraz edilen sigorta poliçesi eklenmek suretiyle davacı sigorta şirketinden ve sigortalı H. Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş.'den 34 BOL plakalı aracın kaza tarihinde davacı şirkete kasko sigortalı olup olmadığının, bu kaza ile ilgili sigortalıya ödeme yapılıp yapılmadığının gerekli şekilde araştırılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine ilişkin bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenlerle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda yazılı ve özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 28.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy