(2918 sy.kan. m. 61) (6762 sy.kan. m. 1278, 1293 , 1334)
Taraflar arasındaki "kasko sigorta bedelinin tahsili" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 14.12.1999 gün ve 1998/2407-1999/1419 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 20.6.2000 gün ve 2000/2641-5786 sayılı .ilamı ile; (...Davacı vekili, davalıya kasko sigortalı olan müvekkiline ait aracın geçirdiği trafik kazası sonucu uğradığı hasarın talebe rağmen tazmin edilmediğini ileri sürerek (800.000.000) TL nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, ruhsatta yazılı olan 4 kişiden fazla yolcu taşınması nedeniyle genel şartların A.5.5. 10 mad. uyarınca rizikonun sigorta güvencesi dışında kaldığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı aracın tescil belgesinde ve poliçede yolcu sayısının (4) kişi olarak belirtildiği, oysa olay sırasında (8) kişinin bulunduğu, 2918 sayılı Yasanın 61/1-a maddesi ile aracın güvenli biçimde sevk ve idaresini olumsuz biçimde etkilemesi koşuluna bağlanmaksızın salt taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşınmasının meydana gelen zararı sigorta güvencesi dışında bırakacağı, ayrıca nedensellik bağının' gerçekleşmesinin gerekmediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirkete sigortalı olan davacıya ait aracın ruhsatında ve poliçe ön yüzünde yolcu kapasitesinin dört kişi olarak belirtildiği, oysa kaza anında sigortalı otomobilde yedi yolcunun bulunduğu, poliçe genel şartlarının A.5.5.10. maddesinde taşıtın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen zararların sigorta güvencesi dışında kaldığı, istiap haddinin aşılması gerçekleştiğinde bu olgunun kaza ile uygun nedensellik bağı taşımasının gerekmediği, sonucuna varılacak davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, taraflar arasındaki kasko sigorta sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan poliçe genel şartlarının anılan maddesi ile aracın ruhsatında belirtilen istiap haddinden fazla yük ve yolcu taşınması halinde oluşan hasar ve ziyalar sigorta güvencesi dışında bırakılmıştır. Ancak, Dairemiz alkollü araç kullanma hallerinde olduğu gibi, bu istisna hükmünü uygularken, gerçekleşen riziko ile istiap haddinden fazla yük ve yolcu taşıma arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunmasını ve ancak kazanın salt bu nedenle meydana gelmesi koşulu ile riziko ve hasarın sigorta güvencesi dışında olduğunu kabul etmektedir. Oysa 4.6.1999 tarihli uzman bilirkişi ile kaza arasında doğrudan sebep -sonuç ilişkisi bulunmadığı saptandığına göre, davanın (746.605.000) TL üzerinden kısmen kabulü gerekirken, değinilen gerekçelerle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 5.12.2001 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy