(5846 S. K. m. 68) (818 S. K. m. 83 )
Dava: Taraflar arasındaki "tecavüzün önlenmesi, maddi-manevi tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 26/04/1999 gün ve 1995/716-1999/410 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2000 gün ve 1999/7019-2000/616 sayılı ilamıyla;
( ...Davacı vekili, davalının, ünlü karikatürist ve ressam olan müvekkilinin "Maskeli Balo" isimli yapıtındaki 11 ve 12 nolu eserleri canlandırma ( animasyon ) şeklinde işleyerek Cine-5 isimli kanalda yayınladığını, bu hususun davacının FSEK'dan doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, müvekkili eserlerinin USD bazında alınıp satıldığını ileri sürerek, her iki eser için şimdilik 10.000 USD maddi ve 10.000 USD manevi tazminatın faizi ile tahsiline, davalı tecavüzünün önlenmesine, bant ve diğer kalıplarının imhasına ilana karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, haksız eylemin ne zaman olduğunun açıklanamadığını, takibin haksız ve fahiş olduğunu, USD bazında tazminat istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davacıya ait eserdeki figürlerin davalı tarafından izinsiz ve haksız olarak animasyon olarak kullanılarak TV kanalında yayınlandığı, bu hususun davacının FSEK.nun 68. ve müteakip maddeleriyle korunan haklarına tecavüz oluşturduğunu, ancak, zararın yabancı para olarak doğduğunun kanıtlanamadığı, eser değerinin 2500 USD olduğu görüşü esas alınarak dava tarihindeki kur ve %50 fazlası olan miktarın maddi tazminat olarak istenebileceği, manevi tazminat koşullarının da oluştuğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalı eyleminin davacının mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespit ve men'ine, 160.050.000 TL. maddi ve 100.000.000 TL. manevi tazminatın dava tarihinden yürütülecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline, ilana karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak dava, FSEK ile korunan mali haklara tecavüz nedeniyle, tecavüzün önlenmesi ile birlikte maddi ve manevi tazminata ilişkin olup, davacı taraf, dava dilekçesinde açıkça, davacının "maskeli balo" isimli yapıtındaki 11 ve 12 nolu eserlere haksız tecavüz olduğunu ileri sürerek, iki eser bazında tazminat talebinde bulunduğu halde, mahkemece, bu hususta bir irdeleme ve gerekçe getirilmeden tek eser üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3-Öte yandan, tazminat ilkelerine asıl olan, gerçek zararın tazmin edilmesidir. Yabancı para borcu sözleşmeden doğabileceği gibi, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme v.b. nedenlerle de doğabilir. Bu hallerin varlığı, yani alacağın yabancı para bazında doğduğu kanıtlandığı hallerde, alacaklının talebini BK.nun 83. maddesi gereğince yabancı para olarak yapmasında bir engel bulunmamaktadır. Davacı eserlerinin müzayede salonlarında yabancı para üzerinden etiketlendirdiği ve yabancı para birimi ile alınıp satıldığı yeterince kanıtlanmıştır. Kaldı ki, davalı tarafından temyiz edilmeyen mahkeme karar gerekçesinde de, davacının her bir eserinin rayiç değerinin 2500 USD olduğu esasen kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, maddi tazminat hesabının talep gibi yabancı para üzerinden hesaplanması ve hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz olmuştur... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/05/2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy