(1086 S. K. m. 87)
Dava: Taraflar arasındaki uyarlama davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 10.6.1998 gün ve 1994/1049-1998/1174 sayılı 8 kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.4.2000 gün ve 2000/171-3504 sayılı ilamı ile;
(... Davacı vekil) müvekkilinin müflis davalı bankadan dövize endeksli kredi aldığını, döviz kurlarındaki beklenmedik artışlar nedeniyle edimler arası dengenin bozulduğunu ileri sürerek, sözleşmenin TL. bazında uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temerrüde düşen davacının uyarlama isteyemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, banka kayıtlarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davadan önce 17.5.1994 tarihli taksitini ödemeyen davacının temerrüde düştüğü, ayrıca tarafların serbest iradeleriyle; dövize endeksli kredi sözleşmesi düzenlendiği ve bu çerçevede davacının ödeme yapmaya başlamış olması nedeniyle bu davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava davalı bankaca davacıya açılan yabancı paraya endeksli konut kredisinin 3.1.1994 tarihli kur esas alınarak Türk Lirası bazında uyarlanması istemine ilişkin olup, davacı vekili 18.11.1994 tarihli dilekçesiyle davayı ıslah ederek sözleşmenin 9/2. maddesinde öngörülen TL ödeme seçeneğine dönülme hakkını kullandıklarını bu madde ışığında ödeme planının saptanmasını talep etmiştir.
Islah karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan bir usulü işlem olduğundan mahkemece, ıslah gözetilip sözleşmenin anılan maddesi ışığında inceleme yapılarak bu çerçevede yeni bir ödeme planı oluşturma olanağı olup olmadığı yönünde uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın ilk açıldığı hali ile değerlendirilerek davadan önce temerrüde düşüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2 - Bozma kapsamına ve biçimine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının suresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Dava, taraflar arasındaki dövize endeksli konut kredisi sözleşmesindeki, geri ödemelerin ödeme tarihindeki kur değeri üzerinden yapılmasını öngören hükmünün, günün şartlarına uyarlanması istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde, geri ödemelerde sözleşme tarihindeki döviz kurunun esas alınması, ödenecek Türk Lirası tutarının bu kur değeri üzerinden belirlenmesi, sözleşmenin bu şekilde değişen koşullara uyarlanması isteminde bulunmuş; sonradan verdiği ıslah dilekçesinde ise, sözleşmenin 9/2 maddesinde öngörülen Türk Lirası üzerinden ödeme seçeneğine dönmek istediğini, bu çerçevede yeni bir ödeme planı yapılması gerektiğini bildirerek, davayı bu yönde ıslah etmiştir.
Mahkemenin, davacının davadan önce temerrüde düşmüş olması nedeniyle uyarlama isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine yönelik olarak verdiği karar, Yüksek Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.
Mahkeme, sonradan Anayasa Mahkemesince iptal edilen ancak, dava ve ıslah tarihinde yürürlükte bulunan ve o nedenle de somut olayda uygulanması gereken Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 87/son maddesi uyarınca, müddeabbihin ıslah yoluyla artırılmasının ve değiştirilmesinin mümkün bulunmadığını, ıslah talebinin bu nedenle usulen kabul edilemeyeceğini, kaldı ki, ıslah talebinde dayanılan sözleşmenin 9/2. Maddesine göre ödemenin Türk Lirasına çevrilmesinin istenilebilmesi için dahi borçlunun mütemerrit olmaması gerektiğini, oysa davacının taksitleri zamanında ödemeyerek davadan önce temerrüde düştüğünü gerekçe göstererek direnme karan vermiştir.
Görüldüğü üzere, bozulan hükümde davacının ıslah işlemi gözetilmeksizin, dava ilk açıldığı haliyle değerlendirilmiş olmasına karşın, bozmadan sonra verilen kararda, davacının ıslah talebi de değerlendirilmiş ve sonuçta, ıslah çerçevesinde dahi davanın reddi gerekeceği açıklanıp hüküm kurulmuştur.
Bu durumda ortada varlığından söz edilebilecek bir direnme kararı mevcut olmayıp, önceki kararda değerlendirilmeyen ıslah talebinin de incelenmesiyle oluşturulmuş, yeni bir hüküm bulunmaktadır.
Bu nedenle dosya, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 11. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 03.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy