(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ordu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 14.7.1999 gün ve 1996/620-1999/269 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.1.2000 gün ve 1999/9164-2000/82 sayılı ilamı ile; ... Davacı vekili, davalıların malik ve sürücüsü bulunduğu aracın müvekkiline ait üç adet kabloyu kopararak zarar verdiğini ileri sürerek şimdilik 289.749.374 liranın 5.9.1996 tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İ.Y. vekili, müvekkilinin idaresindeki kamyonun damperinin kalkık olması halinde dahi davacıya ait telefon tellerine değmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki aracın damperinin kalkık olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kamyonun damperinin kalkık halde seyir edip etmediği belirlenememişse de, toplam yüksekliği beş metre olan damperin altı metrede bulunması gereken tellere takılmasının mümkün olmadığı, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusuru bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Ş.Ç. hakkındaki davanın atiye bırakılması sebebiyle açılmamış sayılmasına, davalı İ.Y. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının haksız eylemi sonucu oluşan hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı İ.'nin idaresindeki kamyonun damperinin kaldırılması sonucu tellere takılması suretiyle hasar meydana getirdiğini iddia etmiştir. Davalı İ.Y. ise, 16.9.1996 tarihli davacı şirkete hitaben gönderdiği yazıda, "5.09.1996 günü olay yerine geldiğinde, kamyonunun damperini sarkmış olan tellere takıldığını, kusuru olmadığını" bildirmiştir. Davacı tarafın görgü tanığı İ.Ç. ile tutanak mümzisi A.Ç. ise, davalının kullandığı kamyonun direklerden birine çarpmak suretiyle hasar meydana getirdiğini ifade etmişlerdir. Mahkemece, öncelikle olayın nasıl meydana geldiğinin ve bu konudaki çelişkinin giderilmesi gerekmektedir. Davalının, kamyonu ile davacıya ait direklere çarptığı ve bu şekilde zarar verdiğinin ortaya çıkması halinde davalının sorumlu olacağı, kamyonun damperinin tellere takılması halinde ise tellerin standartta yazılı yükseklikte olmadığı yönündeki davalı savunması gereğince, davacı şirketin müterafik kusurunun araştırılması ve kusur oranına göre davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir... gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.1.2001 gününde, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy