(2004 S. K. m. 50) (1086 S. K. m. 9, 10) (818 S. K. m. 73, 106, 229) (2886 S. K. m. 53, 57)
Dava ve Karar : Taraflar arasındaki "yetki itirazının kaldırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 2. İcra Tetkik Merciince davanın reddine dair verilen 12.4.2001 gün ve 861-272 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 14.6.2001 gün ve 10251-10689 sayılı ilamı ile (...Aktin yapıldığı yer İzmir'dir. HUMK.'nun 9. ve takip eden maddelerine göre aktin yapıldığı ve ifa edileceği yerde de takip yapılabilir. Merciin yetki itirazının kaldırılması talebini kabul ederek borçlunun diğer itirazlarının esasını inceleyerek oluşacak sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde istemin reddine karar vermesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, icra takibine karşı yapılan yetki itirazının kaldırılması isteğine ilişkindir.
Davacı şirket vekilleri, İzmir 5. İcra Müdürlüğü'nün 2000/4076 E. Sayılı takip dosyasıyla davalı şirket leyhine açtıkları icra takibinin, borçlunun yetki ve faize itirazı üzerine durduğunu; itirazın, yerinde olmadığından kaldırılmasını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemişlerdir.
Davalı şirket vekilleri, şirket merkezinin İstanbul'da olduğunu, fabrikanın ise İzmir değil Karşıyaka'da faaliyetini sürdürdüğünü, davanın reddini ve davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini savunmuşlardır.
Yerel mahkemece, davalı tarafın savunmasına değer verilerek İstanbul icra dairelerinin takibe yetkili olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kaldırılması talebi reddedilmiştir.
İİK. 50. maddesine göre, takip konusunda, HUMK.'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
HUMK.'nun 10. maddesine göre sözleşmeden doğan davalarda tarafların, sözleşmenin yerine getirileceği yer hakkında açık veya zimni isteğinin anlaşılamadığı hallerde sözleşmenin yerine getirileceği yer, BK. 73 maddesine göre belirlenir.
Buna göre davanın konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmamış ise, bu para borcu, alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. (BK. Md. 73/1).
Başka bir anlatımla bu para borcunun yerine getirileceği (icra ifa edileceği) yer, alacaklının ikametgahıdır. Bu durumda alacaklı, para borcunun ödenmesi için (borcun yerine getirileceği yer olan) kendi ikametgahında dava açılabilir.
Açıklanan nedenlerle, alacaklı davacının ikamet ettiği yer tetkik merciinden borçlunun itirazının kaldırılmasını istemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, direnme kararının özel daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine 26.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy