(2004 S. K. m. 134)
Dava: Taraflar arasındaki "ihalenin feshi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kazan İcra Tetkik Mercii Hakimliği'nce davanın reddine dair verilen 27.6.2000 gün ve 2000/13-28 K. sayılı kararın incelenmesi davacı şikâyetçi vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2000 gün ve 2000/15021-15838 sayılı ilamı ile; (...Borçlu K.K. hakkında yapılan takip sonucu 1/2 hissedar olduğu 1026 parsel taşınmaz 18.2.2000 tarihinde ihale olunmuştur. Ne var ki, diğer 1/2 hisse sahibi S.K.'ye tebliğ için çıkarılan satış ilanı tebligatı, adı geçenin öldüğünden bahisle tebligat işlemi yapılamadan iade olunmuş, ayrıca tebliğ evrakının üstüne de "tebliğ edilememiş mirasçıları var" şerhi düşülmüştür. Muris S.K. mirasçılarından N.K., dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği veraset belgesi ile 1.3.2000 tarihinde, merciiden, kendilerine satış ilanı tebliğ olnmadığını, duruma 29.2.2000 tarihinde muttali olduğunu kabul etmiş ise de tapuda intikal yaptırmadıkları cihetle mirasçılara tebliğ zorunluluğu olmadığından ve de 7 günlük süreden sonra başvurulduğundan bahisle istemi reddetmiştir.
Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarında benimsendiği üzere, tapuda adresi bulunan hissedara satış ilanı tebliği zorunludur ve hissedarlardan birisinin satıştan önce ölmesi halinde satış ilanının onun mirasçılarına tebliği şarttır. Murisin mirasçılarının satıştan haberdar edilmesi halinde ihalede pey sürebilecekleri, müşteri bulabilecekleri ve talebi arttırıcı faaliyet gösterecekleri tartışmasızdır. Alıcının iyi niyetli olması dahi bu ahvalde sonuca etkili değildir. Hal böyle olunca tapudaki ilgili kişinin mirasçılarına satış ilanını tebliğ edilmemiş olması başlı başına ihalenin feshi nedenidir (12. H.D., 18.5.1998 tarih, 1998/5163-5648 K).
Satış ilanı kendilerine usulüne uygun biçimde tebliğ olunmayan mirasçılar için İİK'nin 134/2. maddesinde belirtilen ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde ihalenin feshinin isteneceği kuralı uygulanamayacağından merciin istemi süreden reddinde de isabet yoktur.
Merciice yapılacak iş, müşteki şikâyetinin süresinde yapıldığının kabulü ile hissedarın mirasçılarına satış ilanı tebliğ olunmadığından bahisle ihalenin feshine karar vermek ibarettir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı-şikâyetçi vekili.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı-şikâyetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 18.4.2001 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy