(2004 S. K. m. 16) (2004 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak İcra Tetkik Merciince şikayetin kabulü ile takibin kısmen iptaline dair verilen 4/2/2000 gün ve 2000/50-52 sayılı kararın incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 22/6/2000 gün ve 2000/9427-10444 sayılı ilamı ile;
(... Alacak, her ne kadar rehinle temin edilmiş ve asıl kredi borçlusu hakkında rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmış ise de tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile alacaklının asıl kredi borçlusu ve ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibe dahil edilmeleri mümkün olmayan kredi sözleşmesinin kefilleri hakkında genel haciz yolu ile takip yapmasına engel bir hak yoktur.
Somut olayda; alacaklı tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip talebinde bulunduğuna ve ipotekli takipte alacağın tamamen karşılanacağı hususu belli olmadığına göre merciin ipotek kapsamında kalan alacağı bu takip dışında bırakarak yazılı şekilde kısmen takibin iptaline karar vermesi isabetsizdir...),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle takip konusu alacağın rehin tutarı ile karşılanamayacağının belirgin olması karşısında, tüm alacak için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile haciz yolu ile takip yapılmasında usulsüzlük bulunmamasına, itirazın iptali veya kaldırılması davaları sırasında değerlendirilebilecek alacak hesaplamasının takibin şekline yönelik şikayetin yargılaması sırasında yapılmasının mümkün bulunmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenin Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 18.04.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy