(2004 S. K. m. 62, 169, 170)
Dava: Taraflar arasındaki "imzaya ve borca itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Küçükçekmece İcra Tetkik Merciince davanın kabulüne dair verilen 13.7.2000 gün ve 2000/344 E. 801 K. sayılı kararın incelenmesi davalı alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 20.11.2000 gün ve 2000/17027-17780 sayılı ilamı ile;
(...İmza incelemesi yapan bilirkişinin grafoloji uzmanı olmadığından, imtihanda bu konuda sorulara muhatap olmasının bu kişinin grafoloji dalında ihtisas sahibi olduğunu göstermeyeceğine göre verilen kararın bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Edenler: 1- Davalı (alacaklı) vekili
2- Davacı (borçlu) vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1- Borçlu vekili, aleyhine yapılan icra takibine konu çekin ön yüzündeki keşide ve arka yüzündeki ciroya ilişkin imzaların borçluya ait olmadığını ileri sürerek, imzaya itirazda bulunmuştur.
İcra Tetkik Merciinin, bilirkişi raporunu esas alarak itirazın kabulüne, icra takibinin muvakkaten durdurulmasına yönelik kararı, Özel Dairece yukarıdaki gerekçeyle bozulmuştur.
Uyuşmazlık, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlikte bulunup, bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır
Hükme esas alınan 7.6.2000 günlü bilirkişi raporunda, hangi ortamda, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığı açıklanmamış; sadece, grafolojik ve grafometrik metotların uygulandığının belirtilmesiyle yetinilmiş; ulaşılan sonucun maddi dayanakları denetime elverişli şekilde ortaya konulmamıştır. Bu nitelikteki bir bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamaz. Mahkemece yapılması gereken iş, itiraza konu çek asılları ve yöntemince toplanmış karşılaştırmaya esas olabilecek nitelikteki diğer belgeler üzerinde, yukarıda açıklanan yöntem ve ilkelere uygun olarak, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesidir. Açıklanan nedenlerle davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı direnme kararı bu nedenle bozulmalıdır.
2- Davacı (borçlu) vekilinin temyizine gelince;
Mahkemece ilk hükümden farklı olarak icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş ve bu husus davacı (borçlu) vekili tarafından temyize konu edilmiş ise de, bozma nedenine göre bu temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1- Davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle HUMK. 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,
2- Davacı (borçlu) vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan bozma nedenleri karşısında şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde yatıranlara iadesine, 06.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy