(2004 S. K. m. 134) (7201 S. K. m. 35) (Tebligat Tüzüğü m. 55)
Dava: Taraflar arasındaki "ihalenin feshi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Fatih İcra Tetkik Mercii Hakimliğince davanın reddine dair verilen 5.7.2000 gün ve 2000/320 E- 796 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 26.1.2001 gün ve 2001/92-1183 sayılı ilamı ile;
(...Satış ilanı tebliğ edilen Avukat S. Ü.'nün borçlu Ö.'in vkeli olduğuna dair bir vekaletname dosyada olmadığı gibi, geri çevirme yazısı üzerine gönderilen dosyalardaki vekaletin de borçlu ile ilgisi yoktur. Bu durumda borçluya suluüne göre yapılmış bir satış ilanı tebligatı yoktur. Satış ilanının tebliğ edilmemesi, zarar unsurunun da oluşması karşısında bizatihi ihalenin feshi nedenidir. Bu durumda şikayet süresi de geçmemiş olacağından ihalenin feshine karar vermek gerekirken süre yönünden redde karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda kısmen direnilmiştir.
Temyiz Eden: Davacı vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
Mahkemenin davanın kabulüne dair verdiği karar yukarıda belirtilen nedenle Özel dairece bozulmuş, mahkeme 5 nolu bağımsız bölüm yönünden bozmaya uymuş, 4 nolu bağımsız bölüm yönünden ise Zeytinburnu İcra Müdürlüğünün 1.10.1999 tarihli talimatı üzerine satış ilanının Tebligat Kanununun 35'inci maddesine göre usulüne uygun tebliğ edildiği gerekçesiyle önceki kararında direnmiştir.
Zeytinburnu İcra Müdürlüğü, Fatih İcra Müdürlüğüne yazdığı 1.10.1999 tarihli yazıda 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin satışına karar verildiğini gereğinin ifasını istemiş, borçlunun "Kemalpaşa Mah ............ Bafra-Samsun" adresi belirtilerek "Tebligat bila geldiğinden 35'e göre yapılması" talimatı verilmiş, Talimat İcra Müdürlüğü 6.10.1999 tarihli satış ilanı tebligatını borçlunun belirtilen adresine Tebligat Kanununun 35'inci maddesine göre tebliğ ettiğini bildirmiştir.
Muhatabın adresini değiştirmesi halinde tebligatın ne şekilde yapılacağı 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35'inci maddesinde belirtilmiştir.
Muhatap, kendisine veya muhatabın adresinde muhatap adına kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden birine usulüne uygun olarak tebligat yapıldıktan sonra adresini değiştirirse, yeni adresini hemen tebliği yaptırmış olan yargı merciine bildirmek zorundadır. Bu mecburiyeti yerine getirmiş olan muhataba, bundan sonra tebligat yapılması gerekirse, tebliğ bildirmiş olduğu yeni adresine yapılır.
Muhatap, yeni adresini bildirmediği takdirde aşağıdaki gibi işlem yapılır. Tebliğ memuru, muhatabın yeni adresini tespit edemezse tebliğ evrakını bunu çıkaran mercie iade eder. Bu mericie muhatabın yeni adresi bir diğer ilgili tarafından bildirilirse, tebliğ evrakı bu bildirilen yeni adrese gönderilir. Tebliğ evrakı kendisine iade edilen mercie muhatabın yeni adresinin kimse tarafından bildirilmemesi halinde, bu merci, ayrıca soruşturma yapmaksızın, tebliğ olunacak evrakın özel örneğe göre düzenlenecek bir nüshasını (Teb.Niz. 6 nolu örnek) eski adrese ait kapıya diğer nüshasını da kendi divanhanesine astırır. Muhatabın eski adresinin kapısına asılma tarihi, tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonraki tebliğler, yalnız o yargı merciinin divanhanesine asılma suretiyle yapılır, tebliğ evrakı kapıda iki gün ve divanhanede bir ay müddetle asılı kalır.
Tebligat Kanunu 35 ve Tebligat Nizamnamesi madde 55'de yazılı merasim yerine getirilmeden yapılan tebligat usulsüzdür. (Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Baskı 5. Cilt, S. 5526).
Mahkemece, Tebligat Kanununun 35'nci maddesine uygun tebligat yapıldığı belirtilmekte ise de, satış ilanının daha önce belirtilen adrese çıkarıldığı ve bila tebliğ mercie iade edildiği hususunda dosyada bir belge bulunmadığından 4 nolu bağımsız bölüm yönünden de satış ilanı tebligatı geçersiz olup ihalenin feshine karar verilmelidir. Mahkemenin 4 nolu bağımsız bölüm yönünden tebligatın geçerli olduğu gerekçesiyle verdiği derinme kararı usul ve yasaya ayrıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 26.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy