(6197 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki feshin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 3. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.12.2000 gün ve 2000/759-1142 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 8.2.2001 gün ve 2001/421-1243 sayılı ilamı ile, (...Davacı eczacı, davalı kurumla 2000 yılı için sözleşme düzenlediğini, davalının bir ihbarı değerlendirerek sözleşmeyi 7 yıl süre ile feshettiğini, Rükiye Koşay adına düzenlenmiş reçeteye üç kalem ilacın ilavesine izin verdiğinin kanıtlanamadığını, bu nedenle sözleşmenin feshinin hakkaniyet kurallarına uygun düşmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshi işleminin iptalini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin feshine dair işlemin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde, sözleşmenin hangi hallerin tahakkukunda tek taraflı feshedilebileceği açıkça belirtilmiştir. Bu sebepler arasında reçeteler üzerinde tahrifat yapılması bulunmaktadır. Davacı müfettişe verdiği 8.5.2000 tarihli ifadesinde reçetenin öncelikle iki ilaç yazılı şekilde reçete sahibi tarafından kendisine getirildiğini, bu ilaçları reçete sahibine verdiğini, bilahare reçeteyi düzenleyen doktorun kendisinden anne ve babası için üç kalem ilacı aldığını, doktorun anne ve babasının Emniyet Sandığına tabii kişilerden olması nedeniyle bu reçeteye sonradan doktorun anne ve babası için aldığı üç kalem ilacıda reçeteye yazdırdığını açıkça kabul ve ikrar etmiştir. Davacı Eczacıdır.. İmzasına sahip olmak konumundadır. Gerek dava dilekçesinde gerekse yargılamada bu ifade tutanağındaki imzasını inkar etmemiştir. Şu durum karşısında reçetede uyuşmazlığa konu yapılan ilavelerin davacı eczacının katılımı ve isteğiyle yapılmış olduğu açıktır. Başlangıçta mevcut olmayan reçete sahibinin hastalığı ile ilgili bulunmayan hasta yerine, velev ki doktorun anne ve babası için dahi olsa bir başkasının ihtiyaçları için verilen ilaçların sonradan reçeteyi düzenleyen doktor ile davacı eczacının anlaşarak, bu ilaçları reçeteye yazdırması, sözleşmelerinde açıklanan biçimde reçetede tahrifattır. Tahrifat sözcüğünün geniş yorumlanması gerekir. Kaldı ki hastanın sağlık karnesinde reçeteye sonradan ilave edilen ilaçların yazılmadığı da tarafların kabulündedir. Bu hali, başlı başına sözleşmeye göre bir fesih nedenidir.
Mahkemece, açıklanan olgular gözardı edilerek ve mevcut delileri değerlendirmede yanılgıya düşülerek davanın reddi yerine yazılı ve somut olayın özelliğine uygun düşmeyen gerekçelerle kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.12.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy