(1086 S. K. m. 91)
Dava: Taraflar arasındaki "çekişmenin giderilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 20.12.1999 gün ve 1999/753-1283 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 23.3.2000 gün ve 2000/2419-2585 sayılı ilamı ile; ( ...Davacılar, davalı idareye ait Antalya ili merkez Çakırlar Boğazayı mevkiindeki 300.000 m2.lik sahayı 5 yıl müddetle kiraladıklarını kira bitiminde kira süresinin 26.2.2002 tarihine kadar uzatıldığını, buna rağmen davalı idarenin göndermiş olduğu 7.6.1999 tarihli yazı ile taşınmazdan tahliyelerini istediğini ve muaraza yarattığını ileri sürerek kiracı olduklarının tespitine ve çekişmenin önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili 20.12.1999 günlü oturumda açıkça davadan vazgeçtiklerini bildirmiştir. Vekilin bu beyanı takipten vazgeçme değil görülmekte olan iş bu davadan vazgeçmeyi içermektedir. Bu durumda mahkemece vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 20.12.1999 günlü oturumda, davacının davadan vazgeçtiğini açıkça bildirmesine, dahası, davanın atiye bırakılmasına yönelik yine açıkça bir bildirimin bulunmamasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 4.4.2001 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy