(1086 S. K. m. 9, 13)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit, istirdat, ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Edirne Asliye 1.Hukuk Mahkemesince dilekçenin yetki yönünden reddine dair verilen 30/12/1999 gün ve 580-678 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 2/5/2000 gün ve 4040-4168 sayılı ilamıyla;
(... Davacılar, Lüleburgaz Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtıkları davada, maliki bulundukları Lüleburgaz Yenibedir Köyü'ndeki taşınmazların tapu kayıtlarına, davalının isteğiyle vakıf şerhi konulduğunu, oysa taşınmazların vakıfla bir ilgilerinin bulunmadığını, tek taraflı şerh konulmasının yasaya aykırı olduğunu, buna rağmen davalının tapudaki işlemler sırasında kendilerinden taviz bedeli istediğini, bir kısmının ödendiğini, kalanı için de ipotek tesis edildiğini ileri sürerek, taşınmazların vakıfla bir ilgilerinin bulunmadığının tesbitine, taviz bedeli olarak ödedikleri 80.063.643.000 TL. nin istirdadına, bakiye tutardan borçlu olmadıklarının tesbitine, muarazanın önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, Vakıflar Edirne Bölge Müdürlüğü, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat istemine ilişkin olması nedeniyle, davaya bakma yetkisinin, kendisinin bulunduğu Edirne Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu savunmuştur.
Lüleburgaz Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkemenin Edirne Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiş; temyiz edilmeksizin kesinleşen bu karar üzerine dosyanın gönderildiği Edirne 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce de, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin, taşınmazların bulunduğu Lüleburgaz Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, çıkan olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümü için istek halinde dosyanın merciine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, maliki oldukları taşınmazların tapu kayıtlarına, sonradan, tek taraflı olarak vakıf şerhi konulduğunu, bunun yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüşler ve davalının bu şerhe dayanarak kendilerinden aldığı taviz bedelinin istirdadını, bakiye bedelden de borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir. İleri sürülüş şekline göre, davacıların asıl istemi, taviz bedelinin istirdadına ve yine bundan dolayı borçsuzluklarının tespitine yönelik olup, bunların dışında kalan, taşınmazların vakıfla ilgilerinin olmadığının tespitine, konulan ipoteğin kaldırılmasına, muarazanın giderilmesine ilişkin isteklerinin tümü, belirtilen istirdat ve menfi tespit isteklerinin dayanağı niteliğindedir. Eş söyleyişle, davacılar, öncelikle taşınmazların vakıfla ilgilerinin bulunmadığının tespitini, bu tespitin sonucunda taviz bedeline ilişkin istirdat ve menfi tespit isteklerinin kabulünü ve bu şekilde muarazanın önlenmesini istemişlerdir. Hal böyle olunca, yetkili mahkeme, davacıların açıklanan nitelikteki temel isteklerine göre belirlenmeli ve bunların taşınmazların aynına ilişkin bulunmadıkları gözden kaçırılmamalıdır. Taviz bedelinin istirdadı ve yine bu bedelin bakiyesinden borçsuzluğun tespiti isteminin sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı bulunduğu açıktır. Sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan davalarda yetkili mahkeme, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca, davalının ikamet ettiği yer mahkemesidir. Davalı Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün Edirne'de olduğu da uyuşmazlık konusu değildir. O halde, somut olayda yetkili mahkeme, temyize konu yetkisizlik kararını vermiş olan Edirne Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.
Mahkemece, işin esası incelenerek ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine ve olumsuz yetki uyuşmazlığının doğabilmesi için kesinleşmiş iki ayrı yetkisizlik kararının bulunmasının şart olduğu da gözden kaçırılarak, istek halinde dosyanın merciine gönderilmesine karar verilmiş olması usule aykırı ve bozma nedenidir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davanın gayrimenkulün aynına ilişkin bulunmasına, davaya bakmanın gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesi olan Lüleburgaz Asliye Hukuk Mahkemesine ait olmasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.160.000 lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.06.2001 gününde, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy