(1086 S. K. m. 292) (3095 S. K. m. 4/A) (818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 13.4.1999 gün ve 1994/1078 E- 1999/420 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar M. San. A.Ş. ve S. vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 3.2.2000 gün ve 2000/8811-624 sayılı ilamı ile;
(...Davacı şirket, davalıların dava dışı Ö.'dan 1.010.000 DM ve 15.000 Dolar nakden borç aldıklarını Ö.'un bu alacak hakkını 14.1.1994 tarihinde davacı şirkete sermaye payı olarak temlik ettiğini, borcun ödenmesi için keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 1.010.000 DM ve 15.000 Doların 22.7.1994 tarihinden itibaren ilgili dövizlere bankalarca uygulanan faizi ile fiili ödeme anındaki rayice göre Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını istemiştir.
Davalılar, dava konusu belgelerin sahte olduğunu, davacı şirkete alacağını temlik eden Ö.'a borçları bulunmadığını bildirerek, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı T. hakkındaki davanın pasif husumet yönünden reddine, davalı M. San. Tic. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne ve 635.500 DM alacağın 23.7.1994 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmü uygulanarak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, S. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 374.500 DM ve 15000 Dolar alacağın 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmü uygulanarak faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalılar M. San. Tic. A.Ş. ve S. tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıların faize yönelik temyiz itirazları yerinde değil ise de; davalılar, dava konusu belgelerin sahte olarak düzenlendiğini, bu sahteliğin her şekilde yapılabileceğini, belgede bulunan başka yazıların silinmek suretiyle belgede gösterilen şekilde yeniden düzenlendiğini ileri sürmüşlerdir. Her şeyden önce, Borçlar Kanununun 53. maddesi gereğince, Ceza Mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamayacağından davalıların bu yöndeki savunmaları incelemeli ve davalıların ileri sürdüğü biçimde sahtecilik olup olmadığı tüm yönleriyle ve bilirkişiler aracılığı ile incelenerek belirlenmelidir. Eğer belgelerin sahte olmadığı anlaşıldığı takdirde; belgelerde belirtilen miktar kadar bir ödemenin yapıldığını göstermekte olup, bunun ödünç olarak verildiğini göstermemektedir. Belgeler de bu haliyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 292. maddesi anlamında yazılı delil başlangıcı olur ve bu halde iddia hakkında tanık dinlenebilir. Öte yandan temlik edenin davalı şirketten 9.5.1991 tarihi itibariyle ödünç aldığı ve o şirkete borçlu olduğu ve temlik eden hakkında icra takipleri yapıldığı, dosya kapsamından anlaşıldığından, bu hususlar da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken belgelerin ödünç ilişkisi ile ilgili olduğundan bahisle, eksik inceleme ile isteğin kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Karar bu nedenle bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmişitir.
Temyiz Eden: Davalılar M. A. Ş. ve S. vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar M. A.Ş. ve S. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 19.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy