(2004 S.K. m. 67) (818 S. K. m. 404)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali-inkar tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 16.11.1999 gün ve 1999/322-814 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 27.4.2000 gün ve 2000/3478-3992 sayılı ilamı ile;
(... Davacı, davalıdan tellallık sözleşmesi uyarınca alacaklı olduğunu, taşınmaz satışına aracılık ettiğini komisyon ücretinin ödemediğini, yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline % 40 icra inkar tazminatı ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, boş kağıt imzalatıldığını, taşınmazın dava dışı Akgün emlak aracılığı ile eşine satıldığını, sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tellalın aracılık ettiği taşınmaz akdi bulunan davalıya satılmamıştır. Davalının eşi bu taşınmazı davacının verdiği hizmet karşılığı ve aracılığı ile değil dava dışı bir başka emlakçı aracılığı ile satın almış ve buna ilişkin olarak da tellallık ücretini dava dışı emlakçıya ödemiştir. Davacının bu kabulün aksine bir iddiası da mevcut değildir. Davacı, dava dışı tellal vasıtasıyla taşınmazı davalı ve dolayısıyla eşine gösterdiğine göre yaptığı aracılık dava dışı tellal adınadır. Kaldı ki tellallık sözleşmesinin belli muayyen ve açık olması gerekir. Tellalların kendi aralarında yaptıkları bu tür düzenlemelere dayalı olarak akitlerinden ayrı ayrı tellallık ücreti almalarının da önlenmesi gerekir. Davacı tellalın doğrudan mal sahibi ile davalı ve eşini buluşturduğu bedelde mutabakatı sağladığı da ayrıca iddia ve ispat edilemediğine göre davacı davalıdan tellallık ücreti talep edemez. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekli de kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir... ),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, Tellallık ücret sözleşmesine dayanılarak yapılan icra takibinin iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece verilen ilk kararda, taraflar arasında düzenlenen Gayrimenkul Tellallığı Ücret Sözleşmesi uyarınca taşınmazın davalının kanıtlanmış bir yakını tarafından da satın alınması halinde davacının ücrete hak kazanacağının kararlaştırıldığını belirterek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Özel Daire; Davacı tellalın aracılık ettiği taşınmazın davalıya satılmadığını, davalı eşinin dava dışı bir emlakçı ile anlaşarak onun aracılığı ile taşınmazı satın alıp ücretini ödediğini, bu nedenle davacı tellalın, tellallık ücretini talep edemeyeceğini gerekçe göstererek hükmü bozmuştur. Bozmadan sonra mahkeme yine davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar vererek önceki kararda direnmiştir. Bozma kararından sonra dosyaya celbedilen ve davalı tarafından davacı tellal aleyhine açılan, Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/670 Esasında kayıtlı Tellallık ücret sözleşmesinin iptaline ilişkin dava dosyasının, sözleşmenin iptali istemli olması nedeniyle verilecek kararın eldeki davayı etkileyeceği belirtilerek sonucunun beklenmesine karar verilmiş ancak son oturumda görülmekte olan davadan daha sonra açılan bir dava olması nedeniyle sonucunun beklenmesine gerek görülmediğinden bahisle ara kararından dönülerek bu kez ilk hükmünde yer almayan, davalı tarafından davacı Tellal hakkında açılan ve bu dava ile birleştirilen Kadıköy 1. Ticaret Mahkemesinin 2000/467-881 sayılı menfi tesbit davası hakkında da görülmekte olan dava ile birlikte direnme kararı vermiştir. Görülmekte olan davada irdelenmeyen ve ilk hükümde yer almayan E. 2000/467 sayılı dosya hakkında Yargıtay Özel Dairesi bir değerlendirme yapmadığından mahkemenin direnme kararı yeni bir hüküm oluşturduğundan böylece usulüne uygun bir direnme kararı bulunmadığından yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklandığı üzere, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 13. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine 10.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy