(818 S. K. m. 162)
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 9.5.2000 gün ve 1999/662 Esas, 2000/420 Karar sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk dairesinin 16.10.2000 gün ve 2000/6279-6202 sayılı ilamı ile;
(...Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye edim karşılığı bırakılan dairelerin onun tarafından davacılara noterde satış vaadi sözleşmesi ile satılması üzerine alıcıların hem yükleniciye hem de arsa sahiplerini dava ederek tescil isteminden ibarettir.
Mahkemece, mahallinde keşif yapılarak inşaatın tamamlanan ve eksik bırakılan kısımları tespit edilmiş, inşaat sözleşmesi gereğince yüklenicinin kendisine sözleşme ile bırakılan bağımsız bölümleri hak ettiği düşünülerek davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü arsa sahibi davalılar temyize getirmiştir.
Kural olarak, yüklenici ile arsa sahibi kat karşılığı inşaat yapılması hususunda anlaştıklarında ve anlaşma koşulları tümü ile yerine getirildiğinde yüklenici kişisel hak kazanır. Bu kişisel hakka dayanarak yüklenici arsa sahibinden kat karşılığı inşaat anlaşması uyarınca kendisine bırakılan bağımsız bölümlerin mülkiyetlerinin adına nakledilmesini isteyebilir. Ya da Borçlar Kanununun 162 ve onu izleyen maddeleri hükmünce yazılı olmak koşulu ile arsa sahibinin onayını almaya gerek görmeden söz konusu kişisel hakkını üçüncü kişiye temlik edebilir. Yüklenici edimini yerine getirdiğinde üçüncü kişi yükleniciye ve arsa sahibine karşı temellük ettiğini kişisel hakkını ileri sürme olanağına sahiptir. Davacı da temellük ettiği bu kişisel hakkına dayanarak tescil isteminde bulunmuştur.
Davalı arsa malikleri ile yüklenici arasında noterde düzenlenen 17.8.1994 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinde inşaatın tamamının yapılması (arsa sahiplerine bırakılan 4 parseldeki inşaat) koşulu yerine getirilmemiştir. Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşif sonucu alınan inşaat bilirkişi raporunda, inşaatın tamamlanmadığı fiziki gerçekleşme oranının % 77 olduğu saptanmıştır. Bu duruma göre yüklenici arsa sahiplerine karşı edimlerini yerine getirmemiş ve eksik bırakılan işlerin katlanabilir boyutlarda olmadığı da anlaşılmıştır.
Yüklenicinin arsa sahiplerine karşı sözleşmeden doğan edimlerini tümü ile yerine getirmediği ve eksik bırakılan işlerin de tahammül edilebilir oranda olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekirken değişik düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN: Davalılar vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 04.07.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy