(2942 S. K. m. 11, 14)
Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin artırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Manisa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kısmen kabul-kısmen reddine dair verilen 22.9.1999 gün ve 1998/905 E.- 1999/458 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 30.3.2000 gün ve 2000/2870 E.- 2000/3574 sayılı Hamiyle; (...Mahkemece araştırmaya yönelik olarak yapılan bozmaya uyulmuşsa da gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.)
Şöyle ki;
Bozma üzerine mahkemece Belediye Başkanlığı İmar İşleri Müdürlüğüne yazılan müzekkereye dava konusu taşınmazın nazım imar planı ve uygulama imar planı içinde olduğu, belediye hizmetlerinden yararlandığı, taşınmazın batı kısmının meskun olduğu, altyapı hizmetlerinden yararlandığı şeklinde 16.8.1999 tarihli müzekkere ile cevap verilmiştir. Bu müzekkereden önce mahkemeye gönderilen 26.2.1999 tarihli müzekkere cevabında taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, 29.4.1999 tarihli müzekkerede ise tam aksine taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlandığı belirtilmiştir. 16.8.1999 tarihli müzekkerede ise bu çelişkiye cevaben taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlandığından sözedilmiş, mahkemece son müzekkere cevabına itibar edilerek taşınmaza arsa vasfı ile değer biçen bilirkişi raporlarına göre karar verilmiştir.
Dairemizce incelenerek onanan, aynı taşınmazın başka paydaşları tarafından Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan ve red kararı ile sonuçlanan 1998/347 Esas 675 karar sayılı dosyada ise dairenin ilk bozma kararından önce dosyaya getirtilen belediye başkanlığı yazı cevabında, taşınmazın nazım imar planında üniversite alanında kaldığı ve belediye hizmetlerinden yararlandığı belirtilmiş, yapılan bozma üzerine ise gönderilen müzekkere de dava konusu taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmayan yerlerden olduğu ifade edilmiş, mahkemece de son yazı cevabı uyarınca taşınmaz tarım arazisi vasfı ile kabul edilip buna göre düzenlenen rapor gereğince dava reddedilmiştir.
Görüldüğü üzere dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibari ile arsa ya da tarım arazisi vasfında kabul edilmesinin tek dayanağı bu konuda birbiri ile çelişik bilgilerin yer aldığı belediye başkanlığı yazı cevaplarıdır. Gerek yukarıda söz edilen paydaş dosyasında gerekse bu dava dosyasında taşınmazın arsa vasfında olup olmadığını belirlemekte önem arzeden "belediye hizmetlerinden yararlanma" özelliği konusunda birbirine çelişik cevaplar verilmiş ve bu çelişki doyurucu gerekçelerle giderilmeden bu kere taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlandığından bahisle taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin hesabında esas alınan değerlendirme tarihi olan 16.11.1994 tarihi itibari ile bozma ilamında sözü edilen özelliklere sahip olup olmadığı ve bu özelliklerden belediye hizmetlerinden yararlanma konusunda birbiri ile çelişik yazı cevaplarının nedeni yeterince araştırılmadan taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, 5.12.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy