(2942 S. K. m. 11)
Taraflar arasındaki "kamulaştırma bedelinin artırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Silifke Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 30/11/1995 gün ve 1999/448-883 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 03/04/2000 gün ve 2000/3321-3650 sayılı ilamı ile; (...Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; Bozma kararında imar planında bulunmayan taşınmazın arsa sayılabilmesi için, belediye yada mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için yada meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma, vs.) yararlanan meskun yerler arasında yer alması gerektiği, taşınmazın bu unsurları taşıyıp taşımadığının saptanması amacıyla yeniden keşif yapılması ve keşif tutanağına hakimin genel ve objektif gözlemlerinin yazılması, çevredeki yapılaşmayı ve tesisleri gösterecek fotoğraflarının çekilmesi ve ayrıntılı plan yada krokisinin çizilmesi gereğine değinilmiştir.
Bozma üzerine plan ve kroki ile çevredeki yapılaşma ve tesisler mesafe de gösterilerek belirtilmediği gibi, keşif tutanağında dava konusu yerin Silifke'ye 7, Taşucu'na 3 km. mesafede olduğu, çevresindeki yerleşim yerlerinde evlerin bulunduğunun görüldüğü belirtilmekle yetinilmiştir. Bozma kararı uyarınca çekilen ve dava konusu taşınmaza ve çevreye ilişkin fotoğraflarda ise, dava konusu taşınmaza ve çevresinin tamamen tarım arazisi niteliğinde olduğu, zirai amaçlı birkaç yapı dışında her hangi bir bina bulunmadığı görülmüştür. Çevrede yerleşim olmamasına göre, böyle boş bir alana belediye hikmeti getirilmesinin bir anlamının da olmayacağı kuşkusuzdur. Bu durumda dava konusu yerin tarım arazisi olarak kıymet takdirinin yapılması gerekirken, hangi esaslar çerçevesinde olduğu da belirtilmeden arsa olarak nitelendirilip değerlendirilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, kamulaştırılan taşınmazı arazi olarak ve İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilecek resmi verilere göre (dekar başına ortalama verim, ortalama satış fiyatı ve üretim maliyeti) değerlendirecek (taşınmazın imar durumu Kamulaştırma Kanunun 11. maddesinin (1) bendi uyarınca ayrıca değerlendirebilir) bilirkişi raporları alınmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle dava konusu taşınmazın uygulamalı imar planı kapsamı dışında bulunduğunun Taşucu Belediye Başkanlığınca bildirilmiş olmasına, gösterilen emsallerden biri hariç tümünün imar planı içinde bulunmasına, 21/12/1998 gün 1998/13048 E., 14674 K. sayılı dosyadaki komşu parsel imar planı dışında olduğu halde imar parselinde bulunduğundan bahisle Özel Dairesince mahkeme kararının onanmasına karar verilmiş ise de, yanlış uygulamanın emsal teşkil etmeyeceğinin
Hukuk Genel Kurulunun 16/05/2001 gün ve 2001/18-391 Esas, 2001/417 Karar sayılı ilamı ile kabul edilmiş olmasına göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 13/06/2001 gününde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy