(2762 S. K. m. 29)
Dava: Taraflar arasındaki "kayyımlık kararının kaldırılması ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 27.12.1996 gün ve 1996/151 E-796 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 19.4.2001 gün ve 2001/4137-6268 sayılı ilamiyla; ( ...Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de gerekleri yerine getirilmemiştir. Maliklerin nüfus kayıtlarının tespit olunmaması veya adreslerinin bulunmaması, bu şahısların ölü olduklarının ya da gaip olduklarının kabulü için yeterli değildir. Bu yöndeki bozma kararı uyarınca davacıya yetki ve mehil verilerek gerekirse gaiplik ve hazineden başka mirasçı olmadığı yönünden ilam getirilmesi istenmeden karar verilmesi doğru olmadığı halde, eksik tahkikatla oluşturulan kararın onandığı anlaşılmakla davalının karar düzeltme isteğinin kabulü ile hükmün açıklanan sebeple bozulması gerekmiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalılar vekilleri
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Vakıflar İdaresi, Sultan Mahmut Han-ı Sani Vakfından icareteynli bulunan dava konusu taşınmazın mutasarrıflarının ölmeleri üzerine mahlulen vakfına döndüğünü, bu konuda idarece mahluliyet kararının da alındığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazın idaresi ile ilgili olarak verilmiş bulunan kayyımlık kararının kaldırılarak taşınmazın mahlulen vakfı adına tescilini istemiştir.
Gerçekten icarateynli ya da mukatalı vakıf malın asıl maliki mutasarrıfı değil, vakıf tüzel kişiliğidir. Mutasarrıf adına bulunan kayıt mülkiyete değil; ancak, tasarrufa delalet eder. Bir başka anlatımla, mülkiyeti vakfında kalmak üzere kullanma hakkı mutasarrıfına ve onun ölümü halinde de mirasçılarına geçer 1935 t, 2762 sayılı vakıflar Yasa'sıyla icarateynli ve mukatalı vakıf taşınmazların tasfiyesi amaçlanmıştır. Anılan yasanın, 24.9.1983 günü yürürlüğe giren 2888 sayılı Yasa ile değişik 29. maddesinin 1. fıkrasında ( ...10 yıl içinde taviz vermek yoluyla icarateyn veya mukata kayıtları terkin edilmemiş gayrimenkullerin mülkiyetinin 10 yıl sonunda kendiliğinden mutasarrıfına geçeceği ve vakfın hakkının da ivaza döneceği belirtildikten sonra, 2. fıkrada da, mülkiyeti mutasarrıfına geçmiş olan gayrimenkullerde, maliklerin Kanunun yayımı tarihine kadar ölmeleri üzerine son mirasçı sıfatıyla Hazineye intikal edip de bu husus tapu kaydına işlenmiş bulunanlar ayrık bırakılarak işlenmemiş olan taşınmazların mahlulen vakfına rücu edeceği... ) hükme bağlanmıştır.
Yasada değinilen 10 yıllık süre ise sonradan 1945 tarihli ve 4755 sayılı Yasa ile 13.12.1955 tarihinde sona erecek şekilde 10 yıl daha uzatılmıştır.
Somut olayda idarece, çekişmeli taşınmazın mutasarrıflarının mirasçı bırakmadan öldükleri gerekçesiyle bu yerin mahlulen vakfa döndüğüne ilişkin 3.8.1993 tarihli mahluliyet kararı alınmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, Hukuk Genel Kurulu'nun 6.12.1985 gün 644/997, 2.6.1976 gün, 87/2087 ve 21.1.1995 gün 696/1 sayılı kararlarında da açıkça vurgulandığı üzere mahluliyet kararı aksi sabit oluncaya kadar uyulması gereken belgelerdendir.
Mutasarrıflarının veya mirasçılarının mahluliyet kararının aksini her zaman ispat etmeleri mümkün olup, Hazine'nin yukarda değinilen ilkeler uyarınca çekişmeli taşınmazla hiçbir ilgisinin bulunmadığı yapılan soruşturma ve araştırma sonucunda elde edilen kanıtlarla sabit olmuştur.
Bu durumda iddia, savunma, tüm dosya içeriğine göre mutasarrıfların ve mirasçılarının bulunamadığı, mülkiyetin son mirasçı sıfatıyla Hazineye intikal edip tapu kaydına işlendiği de ispat edilmediğine göre mahkemece davanın kabulü yönünde verilen karar, açıklanan gerekçelerle doğrudur. Usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, Harçlar Kanunun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince harç alınmamasına, 5.12.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy