(1587 S. K. m. 46) (743 S. K. m. 35, 38)
Dava: Taraflar arasındaki "tespit, nüfus kaydının düzeltilmesi" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 16.12.1998 gün ve 1990/304 E - 1998/378 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 7.10.1999 gün ve 1999/9145-10293 sayılı ilamı;
( ... 1 - Davacı, Mustafa ile evli olan Ayşe ve Osman kızı Fatma'nın aslında kendisi olup baba adını Yıldız, ana adının Fatma olduğunu 1937 doğumlu olduğunu, bu evliliklerinden çocukları bulunmadığını iddia etmiştir. Davacı, Yıldız ve Fatma kızı 1.8.1937 doğumludur. Mustafa ile 1949 yılında evlenmesi mümkün değildir. Diğer taraftan davacının baba adının Ali olduğu tanıklarca belirtilmiş, Yıldız ismi ile ilgili bir düzeltme yapılmamıştır. Davacı Mehmet Şekerli ile 1954 yılında evlenmiştir. İddiaya göre o tarihte Mustafa ile evlidir. Fatma Mustafa'dan 1959 yılında boşanmıştır. Bu nedenle davacının 1954 yılında yeniden Mehmet ile evlenmesi mümkün değildir. Resmi kayıtlar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Davacının başkasına ait hüviyeti kullandığı, babasının isminin Ali olduğu bu konudaki kayıtların düzeltimi yapılmadan bu dava dinlenemez.
2 - Kabule göre de; Nüfus kanunun 46. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcısının görüşü alınmadan hüküm oluşturması da yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K. 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy