(743 S. K. m. 144) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince kabulüne dair verilen 10.5.2000 gün ve 1994/94 E-2000/670 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 14.9.2000 gün ve 2000/8443-10279 sayılı ilamı;
(... Boşanmaya neden olan olaylarda davacı daha ziyada kusurlu olmadığı gibi, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği belirlenmiştir. Medeni Yasanın 144. maddesi koşulları oluştuğundan davacı lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekir. Bu yön gözetilmeden yoksulluk nafakası talebinin de reddi bozmayı gerektirmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Yerel mahkemece verilen 10.5.2000 tarihli ilk kararda davacının yoksulluk nafakası istemi hakkında bir hüküm kurulmamıştır. Oysa Özel Daire'nin bozma kararında, davacının daha ziyade kusurlu olmadığı ve boşanma halinde yoksulluğa düşeceği; böylece M.K. nun 144. maddesindeki koşulların oluştuğu belirtilerek uygun bir yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gereğine işaret edilmiştir. Şu durum karşısında Özel Daire'nin yerel mahkemece hükmedilmeyen yoksulluk nafakası yönünden delilleri takdir etmesi, diğer bir ifade ile davacının daha ziyade kusurlu olup-olmadığını belirlemesi yerinde görülmemiştir.
Dava dilekçesinin sonuç bölümünün 2. bendindeki açıklamalar davacının yoksulluk nafakası istemine yönelik iradesinin varlığını ortaya koymaktadır.
O nedenle yerel mahkemenin dava dilekçesinde yoksulluk nafakası istenmediğinden HUMK. nun 74. maddesi gereğince yoksulluk nafakası talep edilemeyeceğine dair direnmesi isabetli değildir.
Hal böyle olunca; mahkemece yapılacak iş, sav, savunma ve yargılamada toplanan delil ve belgeler tahlil ve münakaşa edilerek, davacının yoksulluk nafakası istemi yönünden hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde olumlu veya olumsuz bir karar vermekten ibarettir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkemenin direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy